Dolar 33,0859
Euro 36,2636
Altın 2.615,51
BİST 11.134,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 35°C
Açık
İstanbul
35°C
Açık
Per 33°C
Cum 33°C
Cts 32°C
Paz 32°C

Kafkasya’nın en kalabalık Türk kavmi: Kumuk Türkleri

Kafkasya’nın en kalabalık Türk kavmi: Kumuk Türkleri
27/06/2024 12:12
A+
A-

Kafkasya’nın en kalabalık Türk kavmi: Kumuk Türkleri

Bu haftaki haber serisinde, tarih sahnesinde 11. yüzyılda parlayan Kumuk Türkleri’ne odaklandık. Azerbaycan Türkleri’nden sonra Kafkaslar’daki en büyük Türk grubu olan Kumuk Türkleri’nin benzersiz tarihi ve zengin kültürü hakkında keşfettiğimiz ilginç detaylarla dolu bir yolculuğa çıktık.

Türklerin dünyasına konuk olduğumuz Türk’ün dünyasında bu haftaki durağımız Kumuk Türkleri.
Azerbaycan Türklerinden sonra Kafkaslardaki en kalabalık Türk kavmi Kumuk Türkleridir.
“KUMUK TÜRKLERİ OSMANLI DEVLETİ’NE SIĞINDI”
Kumuk Türkleri kimdir, nerede yaşarlar, hangi dili konuşurlar? Detayları Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çetin Pekacar ile konuştuk
Kumuk Türklerinin, bugün büyük çoğunluğu Rusya’ya bağlı Dağıstan Özerk Cumhuriyeti’nde, geriye kalan kısmı Çeçen ve Osetya Özerk Cumhuriyetlerinde yaşıyor.
Kumukların bir kısmı, Çarlık Rusyası’nın Kuzey Kafkasya’yı istilası yıllarında ve bilhassa Şeyh Şamil’in esir düşmesinden sonra Osmanlı Devleti’ne sığındı. Kumuk Türkleri Türkiye’de Tokat’ın Üçgözen ve Kuşoturağı, Sivas’ın Yavu köyünde yaşıyorlar.
“KUMUK TÜRKLERİ DAHA 11. YÜZYILDA KENDİ ADLARIYLA TARİH SAHNESİNDE”
Prof. Dr. Çetin Pekacar, Kumuk Türklerinin, Kuzey Kafkasya’daki Kumuk ovasının ve Dağıstan’ın dağlık kesiminin yerli halklarından olduğunu söylüyor:
“Etnik bakımdan Kıpçak ve Oğuz boylarının bu sahada kaynaşmasından meydana geldikleri ileri sürülen Kumuk Türklerinin dillerindeki Kıpçak ve Oğuz grubu özellikleri bu görüşü destekliyor.”
Kumuk adının geçtiği en eski kaynak, Mahmud Kâşgarî’nin Divânü Lûgati’t-Türk’üdür. Divânü Lûgati’t-Türk’te Kumuk kelimesinin karşılığı olarak “Bir zaman yanında bulunduğum Beylerden birinin adı” ifadesi geçiyor. Açıkça anlaşılıyor ki Kumuk Türkleri, daha 11. yüzyılda kendi adlarıyla tarih sahnesindedirler.

KUMUKLAR HAZAR DEVLETİ’NİN KURUCULARI OLARAK GÖSTERİYOR
Kumuk bilim adamları Kumukları, Hazar Devleti’nin kurucuları olarak gösteriyor. Hazar Devleti’nin son başkenti Semender, Kumuk ülkesi sınırları içindeydi.
Prof. Dr. Çetin Pekacar Kumuklar ve Hazar Devleti ilişkini şu sözlerle anlatıyor:
“Kumuklar arasında yayılmış olan “Anci-name”, “Derbent-name”, “Karabudaxkent-name” adlı tarihî âbideler, Hazar Devleti devrinden bahseder. Hatta, Hazarlar arasında yaşamış olan Ebu Hamid el-Garnati”nin tespit ettiği ve Hazar sözü dediği bütün kelimeler bugün Kumuk Türklerince kullanılıyor.”
“KUMUKLARIN GERÇEK BİR TÜRK KAVMİ OLDUĞU AÇIKÇA ORTADA”
Tarihi durumları ve menşeileri hakkında pek çok faraziye ileri sürülen ve hatta Sovyet antropologları tarafından olmak üzere bazı Kafkas kavimlerinin Türkleşmesi sonucu meydana geldikleri dahi söylenen Kumukların; dil, edebiyat, din, yaşayış tarzı, örf ve âdetler ve diğer kültür unsurları bakımından ele alındılarında ve tarihi verilerin ışığında bakıldığında, gerçek bir Türk kavmi olduğu açıkça ortaya çıkıyor.

Kumuk Türkleri, 1594 yılından itibaren başlayan Rus saldırılarına ve işgal hareketlerine karşı, diğer Müslüman Kafkas kavimleriyle birlikte 19. yüzyılın ikinci yarısına kadar kahramanca direndi. Ancak Şeyh Şamil’in 1859’da esir edilmesiyle Dağıstan ve diğer Kafkas bölgeleri hızla Rusların eline geçmeye başladı.
Rus Çarlığının 1917”de yıkılması sırasında Rusya’da meydana gelen iç karışıklıkta hürriyet ve istiklalleri için ayaklanan Kuzey Kafkasya Türk ve Müslüman camiası içinde Kumuklar yine ön safta yer aldı.
OSMANLI DEVLETİ’NİN DESTEĞİYLE BAĞIMSIZLIK İLAN EDİLDİ
Osmanlı Devleti’nin desteğiyle Dağıstan, 11 Mayıs 1918’de Dağıstan ve Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti adı altında bağımsızlığını ilan etti.
Osmanlı Devleti’nin Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın emriyle ve tamamen Müslümanlardan oluşan Kafkas İslam Ordusu, kargaşa içinde bulunan Azerbaycan ve Dağıstan’ı Rus işgalinden kurtararak bağımsızlıklarını ilan etmelerine yardımcı olmak, Kafkasya’da bulunan askerlere eğitim ve silah desteği vermek amacıyla kuruldu.
“ERMENİLER DAĞISTAN’DAKİ TÜRKLERE DE MÜSLÜMANLARA DA ZULÜM YAPIYOR”
Akademik çalışmalar yapmak üzere Dağıstan’a giden Çetin Pekacar, 90-100 yaşlarındaki bir Kumuk Türkü teyzenin Kafkas İslam Ordusu askeriyle yaşadığı olayı dinlerken ağladığını anlattı:
“Kafkas İslam Ordusu önce Bakü’ye girdi, Bakü’yü kurtardı. Ardından bir grup askeri Dağıstan’a gönderildi. Ermeniler Dağıstan’daki Türklere de Müslümanlara da zulüm yapıyor. Kumuk halkı, Türk askerlerini evlerine almış. Bu yaşlı ninemizin evine gelen asker potinini çıkartmış, askerin parmakları et olmuş, hepsi birbirine yapışmış. Asker ninemize demiş ki ‘Anneciğim, 15 gündür sizi kurtarmak için yürüyoruz.'”
Çetin Pekacar, “Türklerin uğradığı zulümleri, katliamları araştırmak gerekiyor. Dünyada Türklerden daha fazla sürgüne uğrayan, katliama uğrayan başka halk yok. ” diyor.
Prof. Dr. Çetin Pekacar’a göre, Kuzey Kafkasya kabilelerinin bu sırada yapılan milli kurultaylarında Kumuk Türkçesinin, yalnız Dağıstan için değil, bütün Kuzey Kafkasya için birleştirici, müşterek bir dil olarak kabul edildiğini de bu arada vurgulamak lazım.
20 Ocak 1921’de Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’ne tâbi Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu.
1936 Sovyet Anayasası, Kafkasya”nın etnik çeşitliliğini yansıtmayan bir siyasî ve idarî bölümlenmeyi belirledi. Bu bölümleme sonucunda Kumuk Türklerinin büyük bir kısmı Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinde, bir kısmı da Çeçen ve Osetya bölgelerinde kalmış oldu.
Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra Dağıstan, Rusya Federasyonuna bağlı bir özerk cumhuriyet haline geldi.

OSMANLI TÜRKÇESİ KUMUKLARIN YAZI DİLİ OLDU
Kumuk edebiyat tarihçileri, Kumuk edebiyatının 15. yüzyılda yaşamış olan şair Ümmî Kemal ile başladığını, o devre kadar ise Kumukların edebiyatının Umumî Türk Edebiyatı ile birlikte okunması gerektiğini söylerler.
Osmanlı Devleti’ne de gelen Ümmî Kemal eserlerini Kumuk Türkçesiyle değil, Osmanlı Türkçesiyle yazdı. Osmanlı Türkçesi, ünlü Kumuk şairi Yırçı Kazak’a kadar Kumukların yazı dili oldu.
Yırçı Kazak, Yeni Kumuk Edebiyatının temelini attı. Kumuk Türkleri arasında geniş bir şöhrete sahip olan Yırçı Kazak, şiirlerinde hak, doğruluk, yiğitlik, aşk gibi temaları işlemiş, bu arada halkı ezen beyleri de hicvetmekten geri kalmadı.
KUMUK TÜRKÇESİNİN AZERBAYCAN TÜRKÇESİNE BENZERLİK GÖSTEREN BAZI ÖZELLİKLERİ BULUNUYOR
Kumuk Türkçesi, temel olarak Türkçenin Kuzey-Batı (Kıpçak) grubuna dahildir.
Ancak coğrafî konum ve sıkı münasebetlerin bir neticesi olarak Güney grubundaki Azerbaycan Türkçesine doğru yakınlık ve benzerlik gösteren bazı özellikleri de bulunuyor. Ses bilgisi bakımından en önemli benzerlik olarak kelime başında Kuzey-Batı grubundaki k ünsüzüne karşılık Kumuk Türkçesinde, Güney grubunda olduğu gibi g bulunması (meselâ: gişi “kişi”, gel- “gelmek”, gör- “görmek”) gibi..
1928 yılına kadar Arap alfabesini kullanan Kumuk Türkleri, bu tarihte Latin harfleri esas alınarak hazırlanan yeni bir alfabe kabul etti.
1938’de ise onlara diğer Sovyet cumhuriyetlerinde olduğu gibi Kiril esaslı bir alfabe kabul ettirildi. Hala kullanılmakta olan bu alfabe, Kiril esaslı alfabeler içerisinde en kullanışsız ve karmaşık olanlardan biridir.

 

KAYNAK: Türkgün