Dolar 44,3676
Euro 51,4575
Altın 6.358,65
BİST 12.963,87
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Az Bulutlu
İstanbul
14°C
Az Bulutlu
Cum 19°C
Cts 16°C
Paz 13°C
Pts 12°C

MHP’li Osmanağaoğlu’ndan “Terörsüz Türkiye” ve Milli Birlik Vurgusu

MHP’li Osmanağaoğlu’ndan “Terörsüz Türkiye” ve Milli Birlik Vurgusu
20/09/2025 20:42
A+
A-

MHP’li Osmanağaoğlu’ndan “Terörsüz Türkiye” ve Milli Birlik Vurgusu

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Tamer Osmanağaoğlu, Denizli’de düzenlenen “Terörsüz Türkiye için Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları” toplantısında partililer ve sivil toplum temsilcileriyle bir araya gelerek birlik ve kardeşlik çağrısında bulundu.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, “Terörsüz Türkiye için Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları – Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik” temalı Denizli bölge toplantısında, partililer, sivil toplum kuruluşları, oda ve sendika temsilcileriyle bir araya gelerek, Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin güçlendirilmesi ile terörle mücadelede kararlılık mesajları verdi.

Osmanağaoğlu açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

“Şüphesiz; tahriklerin gölgesinde, fitne girişimlerinin altında, karanlık çağrılar yapan felaket tellallarının kışkırtmalarının kol gezdiği bir süreçte, bu salonda sizinle birlikte bulunmak bizim için onur duyulacak bir hadisedir.

Antalya’dan, Aydın’dan, Burdur’dan, Isparta’dan, İzmir’den, Manisa’dan, Muğla’dan ve Uşak’tan; buraya Denizli’ye gelerek tek yürek olan; duruşu, Ege’nin zeybek yatağı dağlarından daha dik; yüreği Akdeniz’in derin sularından daha engin olan kıymetli hemşerilerim; hepinizi hürmetle bir kez daha selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz şerefler verdiniz.

Denizli’de bulunan bu topluluğun aynı duaya amin diyen yüreklerden teşekkül ettiğini bilmek, aynı hedefe yürüyen kutlu bir ordu misali her bir dava arkadaşımın, her bir misafirimizin Türk milletine olan mensubiyet şuurundan emin olmak, tabiri caizse eşi olmayan bir şeref vesilesidir.

Kıymetli Hemşerilerim, Muhterem Dava Arkadaşlarım;

Bir milleti büyük yapan; yalnızca tarih boyu eriştiği şanlı zaferler değildir. Bir milleti büyük yapan; onun hayalleri, ümitleri ve dünyayı çepeçevre kuşatan ufuk çizgisidir. Liderimiz Sayın Devblet Bahçeli’nin ifade buyurdukları gibi “Tarih, düş kurabilenlerin mülküdür”. İşte büyük Türk milleti de tarih sahnesine çıktığı andan itibaren düşler kurmuştur.

Bu düşler sayesinde, Selçuklu; Asya bozkırlarından Anadolu’ya at koşturmuştur.

Bu düşler sayesinde; daha kıl çadırlarda, bir Türkmen aşiretiyken; Osmanoğlu’nu 7 iklim, 3 kıtaya taşıyan heyecan buradan gelmiştir.

Üstelik Türk; bu düşleri yağma, katliam ve işgal üzerine değil, insanlığa hizmet gibi ulvi bir amaç üstüne inşa etmiştir.

Türk bu düşleri gördüğünde, milletimizin içindeki cihangir ruh şahlandığında, yeryüzünün her bir köşesinde adalet ve merhamet hüküm sürmeye başlamıştır.

Ne mutlu ki; bugün tarihimizden bahsederken insanlık tarihinde şeref levhası olarak geçecek büyük Türk tarihinden bahsedebilmekteyiz.

Ne var ki; gönül coğrafyamızı sömürmeye heveslenenler bu ruhu, dünya harplerinin enkazı altına gömmeye çalışmaktan da geri durmamışlardır.

Ortaya enkaz çıkarmayı başarabilseler de Türk’ün hayalleri de inancı da yok edilememiş; yeniden ayağa kalkmak için gün saymaya başlamıştır.

Milletimizin gayretiyle yangınlar içindeki vatan bakiyesine yeniden ruh üflenmiştir.

Yıkılmış bir imparatorluğun küllerinden bağımsız Türkiye Cumhuriyeti inşa edilmiştir.

Ancak; kendi rahatları için mazlum milletleri kana bulayanların; kendi huzurları için de Türk milletini kargaşaya boğdukları inkar edilemeyecektir.

Çünkü biliyorlardı ki Türk ayağa kalkarsa; mazlum milletler için merhamet sığınağı, emperyal kuvvetler içinse bir bela sağanağıdır.

İdeolojisi ve rengi ne olursa olsun bu topraklardaki bütün terör unsurları; küresel satrancın kirli piyonları olarak bu vazifeyi yıllardır üstlenmiştir.

Söylemleri ne olursa olsun; alayının hakiki vazifesi Türk devletinin ve Türk milletinin ayağa kalkmasına engel olmaktır.

Önümüzdeki tablo açıktır!

Köpeksiz köy bulup değneksiz dolaşanlar, ardına global güçleri alanlar; Gazze’de yalnızca insanları değil, bizzat insanlığı katletmektedir.

Bebekleri katledip mazlumları açlığa ve sefalete mahkûm edenler; gözlerini Türkiye’ye dikip tabiri caizse dişlerini göstermektedir.

Biliyoruz ki; bugün Gazze’ye, ölüm saçanlar; fırsat bulduğunda İstanbul’un, Ankara’nın, İzmir’in geleceğine saldırma hadsizliğine soyunacaklardır.

Oturduğu yerden Kudüs’ü esir edenlerin, Beyrut’u kana bulayanların, Tahran’ı bombalayanların; yarın aynısını Türk beldelerinde de yapmaya çalışacağını düşünmemek en basit tabirle aymazlık olacaktır.

Geldiğimiz noktada; ülkemizin etrafındaki ateş çemberi harlanmış, medeniyet havzamızda doğum sancıları başlamıştır.

Tarih ve coğrafya Türk’ü yeniden vazifeye çağırmaktadır. İşte tam da bu noktada;

Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli bu çağrıyı işitmiş ve ortaya koydukları iradeyle elinden geleni değil gereği neyse onu yapmıştır.

Türkiye, bugün bölgesel, yarın küresel bir süper güç olma iddiasında olduğunu bu iradeden güç alarak daha net bir şekilde ortaya koymuştur.

Üstelik bunu yaparken de etrafına ölüm ve kaos değil, barış ve huzur götürmek isteğini de net bir şekilde beyan etmiştir.

Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin önsözünü yazdığı ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından da devlet politikası haline getirilen Terörsüz Türkiye mefkuresi; barışı hem inşa eden hem de müdafaa eden engellenemez bir kuvvet halini almıştır.

Terörsüz Türkiye içinden geçtiğimiz keskin dönemeçte, Anadolu’nun kardeşlik beyanıdır.

Terörsüz Türkiye; omuz omuza duran bu toprağın evlatlarının inşa ettiği; aşılmaz, yıkılmaz, sarsılmaz bir kaledir.

İhanet kaybetmiş, selamet kazanmıştır. Umudunu Türkiye’ye bağlayan mazlumlar kazanmıştır. Bin yıllık kardeşliğimiz kazanmıştır. Türk milleti kazanmıştır.

Türkiye; artık geçmişin hesaplarına değil, geleceğin planlarına odaklanacak ve hakiki potansiyelini harekete geçirebilecektir.

Türkiye Yüzyılı diye tarif edilen ufuk çizgisi budur.

Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin besmelesini çekip adını koyduğu kutlu mefkure budur.

Kıymetli Dava Arkadaşlarım, Saygıdeğer Misafirler;

Bilinmelidir ki; bugün bu çatı altında kutlu bir mücadelenin kahramanları bulunmaktadır.

Unutulmamalıdır ki; bu mücadele bir damla petrolü bir damla kandan daha önemli görenlerle, bir çocuğun bir damla göz yaşını dünyalara değişmeyenlerin mücadelesidir. Bu mücadele; terörizmi perdeleyenlerle onların maskesini indirenlerin mücadelesidir.

Bu mücadele; Türk milletine kefen biçenlerle o kefeni yırtıp paramparça edenlerin mücadelesidir.

Silik bir gölge gibi kuklasını oynatmaya alışmış kuklacılar fitne tohumlarını sulamaya devam etse de, yalanlarla ve iftiralarla çamur atmaktan geri durmasalar da bu kervan yürüyecek, Türk milleti kızıl elmasına ulaşacaktır.

Çünkü; onlar Tük milletinin izanından, Milliyetçi Hareket Partisi’nin iradesinden ve Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin devlet aklından bihaberlerdir.

Bugün de Terörsüz Türkiye sürecini sekteye uğratmaya çalışan tiyniyetsizleri çok iyi tanıyoruz.

Çünkü her gün onlarca çocuk bombalarla paramparça oluyorken,

Ölmeyenler bir lokma ekmek için beklerken kurşunlara hedef oluyorken,

İsrail katliamından kurtulsa da, küçücük çocuklar açlıktan can veriyorken, insanlığın tek umudu haline gelen, güçlü bir Türkiye tahayyülünün ürünü Terörsüz Türkiye mefkuresini zehirlemek ancak ve ancak yaradılışı kötü huylu olanların yapacağı bir iştir.

Bu yüzden kararlı bir şekilde diyoruz ki:

Terörsüz Türkiye Türk ve Türkiye Yüzyılının temel taşıyıcısıdır.

O yüzden net bir şekilde ifade ediyoruz ki; Yemen’de, Suriye’de, Filistin’deki çocuk katillerini takdir edenlerin ağzıyla konuşup, insanlık düşmanı canileri taltif edenlerin ajandasıyla yol yürüyüp, tarihin ve talihin yüklediği sorumluluktan kaçmamız gerektiğini söylemek en basit tabirle alçaklıktır.

Israrla ifade ediyorum ki; Terörsüz bir Türkiye; dostlarının güvendiği bir dağın heybetini göstermesi, tuttuğu eli bırakmayan büyük bir milletin tüm mazlumlara elini uzatması, inkarı mümkün olmayan insaniyet duygusuna sahip bir topluluğun yeniden beşeriyetin hizmetine çıkması demektir.

Güneşin en güzel yüzünü gösterdiği bu topraklar, ayın perçemsiz yüzüyle insanlarını selamladığı bu topraklar, fitne adlı biçimsiz ve zevksiz perdeden artık kurtulacaktır.

İşte Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin açtığı perde bu perdedir. Bir dikili ağacı dahi olmayanların; asırlık birlik ve sonsuz kardeşlik hukukunun ne manaya geldiğini anlamasını beklemiyoruz.

Ama hiç kimse bizden; bildiklerimizi söylemememizi, bildiklerimize rağmen harekete geçmememizi beklemesin!

Çünkü biz; söz konusu milli birlik ve beraberlik olduğunda, bahsi geçen asırlık birlik ve sonsuz kardeşliğin yaşatılması olduğunda, söz konusu Türk milletinin birliği ve Türk Devletinin dirliği olduğunda serden vazgeçme kararlılığını gözünü kırpmadan gösteren Lider Devlet Bahçeli’nin yol arkadaşlarıyız.

Ve bu sorumluluğun gereği çağrımızı buradan bir kez daha yineliyorum:

Halktan umudunuzu kesseniz de Hakk’tan umudunuzu kesmeyin. Gelin birlik olalım.

Gelin Türk ve Türkiye Yüzyılının şahdamarı Huzurlu Türkiye’yi hep birlikte inşa edelim.

Elden ele aktarılan birlik ruhunun, dilden dile anlatılan kardeşlik hukukunun, gönülden gönüle akıtılan vazgeçilmez ülkülerin ete kemiğe bürünmüş hali Terörsüz Türkiye’de buluşalım.

Beklenen Türk ile bekleyen mazlumun vuslatını ertelemeyelim, bu kucaklaşmayı ötelemeyelim, bu hasreti artık hep birlikte bitirelim.

Kıymetli dava arkadaşlarım; hiç kimsenin şüphesi olmasın.

Takvim yaprakları huzur için kopmakta, saatin yelkovanı sükûnet için dönmekte, şafak ise Türk bayrağının gölgesi için sökmektedir.

Asırlarca 3 kıtayı aydınlatan 3 hilal nasıl ki dün milli dirilişin sembolü olduysa bugün de milli uyanışın yol göstericisidir.

Huzur tohum olup ekilmiştir. Gelecek tomurcuk olup açılmaya yüz tutmuş filizlenmenin arifesindedir.

Hiç uzakta olmayan bir gelecekte ise Liderimiz Sayın Devlet Bahçelinin ektiği o tohum, vakit tamamlandığında çınarlaşacak ve gölgesi hepimize yetecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum. Sağ olun var olun. Allah’a emanet olun.”

MHP’li Karakaya: “Terörsüz Türkiye, milletin ortak ülküsüdür”

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, “Terörsüz Türkiye hedefi sadece siyasi bir vizyon değil, milletimizin ortak ülküsüdür” diyerek, milli dayanışma ve kardeşlik temelinde yürütülen çalışmaların tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, “Terörsüz Türkiye için Millî Birlik ve Dayanışma Buluşmaları – Asırlık Birlik Sonsuz Kardeşlik” temalı Ankara bölge toplantısında önemli mesajlar verdi.

Konuşmasına, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin selam, sevgi ve muhabbetlerini ileterek başlayan Karakaya, “Milli mücadelemizin karargâhı, milli iradenin tecelligâhı, seymenler diyarı Başkentimiz Ankara’dan; Aksaray’a, Bartın’a, Çankırı’ya, Çorum’a, Karabük’e, Kastamonu’ya, Kırıkkale’ye ve Kırşehir’e selam olsun” dedi.

“Bugün varlıklarıyla bu salonu şereflendiren; tarihe, ecdada, şehitlere, ezana, cumhuriyete ve beyaz ay yıldızlı-al bayrağa sahip çıkmaya ant içmiş serdengeçtiler! Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz” ifadelerini kullanan Karakaya, buluşmanın günübirlik heveslerin değil, “kıyamete kadar sürecek bir iman, bir sadakat ve bir şuurun nişanesi” olduğunu vurguladı.

Milliyetçi-Ülkücü Hareket var oldukça bağımsızlığın timsali bayrağın göndere çekileceğini belirten Karakaya, milli şair Mehmet Akif’in temennisiyle ezanın yurt üzerinde ebediyen yankılanacağını söyledi.

MHP’li Osmanağaoğlu’ndan “Terörsüz Türkiye” ve Milli Birlik Vurgusu

“81 ili kapsayan toplantılar yapılıyor”

Karakaya, Genel Başkan Bahçeli’nin talimatıyla başlatılan “Asırlık Birlik, Sonsuz Kardeşlik” temalı toplantıların 81 ili kapsayacak şekilde 9 bölgede düzenlendiğini hatırlatarak, şu bilgileri verdi:

“Şu ana kadar Erzurum, İstanbul, Tokat, Van ve Eskişehir’de toplantılarımız yapıldı. Bugün Denizli ve Ankara’da icra edilmektedir. Önümüzdeki hafta Adana ve Gaziantep illerimizde yapılacak toplantılarla bu kısım tamamlanmış olacaktır. Toplantılardan önce divan üyelerimiz, MYK üyelerimiz ve milletvekillerimiz, teşkilatlarımızın organizasyonuyla her bir toplantı için 9 ilde ve ilçelerinde saha çalışması yaparak salona gelmektedir. İki gün boyunca yoğun saha çalışmalarını başarılı biçimde yaparak buluşmamıza gelen tüm dava arkadaşlarıma Genel Merkezimiz adına teşekkür ediyorum.”

“Dünya düzeni miadını doldurdu”

Konuşmasında küresel tehditlere dikkat çeken Karakaya, iklim değişikliği, salgınlar, kuraklık, zorunlu göçler, ekonomik eşitsizlikler, siber saldırılar ve yapay zekânın kötüye kullanımına işaret etti.

“20. yüzyılın dünya düzeni çoktan miadını doldurmuştur” diyen Karakaya, BM, IMF, Dünya Bankası ve DTÖ gibi küresel yönetişim kurumlarının işlevlerini yerine getiremediğini, mevcut düzenin “gemisini kurtaran kaptan” anlayışına dönüştüğünü söyledi.

COVID-19 salgını, Gazze’deki soykırım, Ukrayna savaşı gibi örneklerle bu çöküşün açıkça görüldüğünü belirten Karakaya, küresel kapitalist hegemonyanın ulus devletler ve dinler üzerinde baskı kurduğunu, PKK ve FETÖ’nün de bu süreçte devreye sokulduğunu vurguladı.

MHP’li Akçay: Şehidimizin bacısına küfreden siyaset çürükleri bize vatanseverlik nutukları atamaz

“Bölgemizdeki saldırıların nihai hedefi Türkiye”

Karakaya, bölgesel düzeyde yaşanan çatışmaların milli güvenliği doğrudan tehdit ettiğini kaydederek şunları söyledi:

İsrail’in Filistin, İran, Suriye ve Katar’a yönelen saldırıları, daha geniş bir savaşın bütün coğrafyaya yayılma niyetinin göstergesidir. Bu saldırganlığın nihai hedefinde ise maalesef Türkiye Cumhuriyeti vardır. ‘Benim aklım hep Türkiye’dir’ diyen bir Liderin Kudüs için ‘gerekirse yola revan olurum’ sözlerinin elbette bir hikmeti vardı.”

“Terörsüz Türkiye artık devlet politikası”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Hep Birlikte Türkiye’yiz” şiarıyla tarihi bir hamle yaptığını ifade eden Karakaya, 1 Ekim 2024’te başlatılan sürecin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iradesiyle devlet politikası haline geldiğini hatırlattı.

TBMM’de kurulan “Terörsüz Türkiye” Komisyonu’nun geniş katılımla çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Karakaya, PKK’nın 27 Şubat 2025’te fesih kararı aldığını, 12 Mayıs’ta kongrede bunu dünyaya ilan ettiğini, 11 Temmuz’da ise silahların yakılarak teslim sürecinin başladığını söyledi.

“Ne bir taviz verilmiş, ne de pazarlık yapılmıştır. Bu süreçte bir müzakere masası yoktur; açıkça teslim ol, tasfiye ol, silah bırak çağrısı vardır” diyen Karakaya, şehitlerin hatırasını incitecek hiçbir yanlışın yapılmadığını vurguladı.

“İsrail bu süreçten rahatsız”

Karakaya, “Bu süreçten en fazla rahatsız olan soykırımcı İsrail’dir. İsrail, Suriye’nin toprak bütünlüğünü parçalamak, YPG’yi kışkırtarak bölgemizi kan gölüne çevirmek istemektedir. Ancak 27 Şubat çağrısı yalnız PKK’yı değil, terörün tüm unsurlarını kapsamaktadır. Türkiye’nin hedefi nettir: Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Sınırlar’dır” diye konuştu.

Türkiye’nin Suriye’nin parçalanmasına izin vermeyeceğini vurgulayan Karakaya, Bahçeli’nin TRC ittifakı önerisinin de bu kararlılığı ortaya koyduğunu söyledi.

Küresel düzeydeki sorunlar bir yana; bölgesel düzeyde yaşanan çatışmalar, terörist faaliyetler, vekâlet savaşları, güç sınamaları ve işgaller insanların en temel hakkı olan yaşama hakkını doğrudan hedef almaktadır. İçinde bulunduğumuz bölge Siyonizm’in saldırgan hevesleri ve emperyalizmin ince hesaplarıyla karşı karşıyadır. Bölgemizde yaşanan çatışmalar, saldırganlıklar ve istikrarsızlıklar milli güvenliğimizi doğrudan tehdit edecek boyutlara gelmektedir. İsrail’in Filistin, İran, Suriye ve Katar’a yönelen saldırıları, aslında daha geniş bir savaşın bütün coğrafyaya yayılma niyetinin somut göstergesidir. Bu Siyonist ve emperyalist saldırganlığın en nihai hedefinde ise maalesef Türkiye Cumhuriyeti vardır.

“Benim aklım hep Türkiye’dir.” diyen bir Liderin Kudüs için; “gerekirse yola revan olurum” sözlerinin elbette bir hikmeti vardı.

MHP’li Feti Yıldız: “Yarım asırlık terör sorunu nihai çözüme yaklaşıyor”

“Terörsüz Türkiye bölgesel barışın anahtarı”

Karakaya, “Terörsüz Türkiye”nin ülkeye ve bölgeye kazandıracaklarını şöyle sıraladı:

Bölgede kalıcı barış ve istikrar tesis edilecek, kardeşlik ve huzur yükselecek.

Doğu Akdeniz’de güvenlik sağlanacak, Mavi Vatan şahlanacak.

KKTC’nin haklı davası korunacak.

Balkanlar’da kardeşlik tahkim edilecek.

Irak’ın toprak bütünlüğü, Suriye’nin üniter yapısı yaşatılacak.

Filistin’in hürriyeti, Kudüs’ün şerefi ve Mescid-i Aksa’nın dokunulmazlığı teminat altında olacak.

“Terörsüz Türkiye, Turan’a açılan kapı, Nizam-ı Âlem’e giden yoldur” diyen Karakaya, milletin onuru ve devletin bekası için gereken her şeyin yapılacağını vurguladı.

“Anayasa’nın ilk dört maddesi tartışma konusu olamaz”

Karakaya, “Anayasa’nın ilk dört maddesi Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş kilididir. Bu kilit, bir daha açılmamak üzere kilitlenmiştir” diyerek tavizsiz duruşlarını hatırlattı.

MHP’nin Cumhuriyetin kurucu felsefesini ve milletin bağımsızlık azmini savunmaya devam edeceğini söyleyen Karakaya, Cumhur İttifakı’na yönelik saldırıların Türk milletinin kardeşliğini hedef aldığını belirtti.

“Tarihte mandacılar vardı, bugün aynı zihniyet başka maskelerle sahnede. Türk’ün kutlu yürüyüşünü, ne Londra’nın manşetleri ne de kendi koltuğuna oturamamış siyasetçilerin hezeyanları engelleyebilir. Yolumuz açıktır” ifadelerini kullandı.

Konuşmasını, emeği geçen dava arkadaşlarına teşekkür ederek sonlandıran Karakaya, “Ne Mutlu Türk’üm Diyene!” sözleriyle salondakilere seslendi.

Kaynak: Türkgün