KILIÇDAROĞLU’NDAN 29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI MESAJI
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişimi gibi bir felaketle bir daha karşılaşmamanın yolunun Cumhuriyet ilkelerini tavizsiz uygulamaktan geçtiğini bildirdi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 15 Temmuz darbe girişiminin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin vatansever üyeleriyle güvenlik güçlerinin kahramanlığı, Gazi Meclisin şanına yakışır tutumu ve halkın direnme hakkını kullanmasıyla başarısız olduğunu belirterek, bir daha böyle felaketlerle karşılaşmamanın yolunun Cumhuriyet ilkelerini tavizsiz uygulamak olduğunu söyledi.
Kılıçdaroğlu, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yayımladığı yazılı mesajda, binbir emek ve fedakarlıkla kazanılan, halkın, halk tarafından halk için yönetildiği, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, kimsesizlerin kimsesi Cumhuriyetin 93’üncü yılını kutladı.
Cumhuriyetin vatandaşlık ortak paydasında herkesin eşit haklara sahip olduğu rejim anlamına geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet sayesinde bu ülkede kimsenin doğumu veya soyu nedeniyle bir diğerinden üstün olmadığını ifade etti.
Kılıçdaroğlu, “Bu ülkenin sahibi bir kişi veya zümre değil, vatandaşların ta kendisidir. Halkımız, büyük güçlüklerle eline aldığı bu hakkını da kimseye bırakacak değildir. Bu ülkeyi Führerler, Başkanlar, tek adamlar değil 79 milyon vatandaşımız yönetir.” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhuriyetin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu, bu ülkenin bütün vatandaşlarının liyakat esasıyla her makama gelebileceğine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Hiç kimse dini, mezhebi, siyasi görüşü nedeniyle ayrımcılığa uğrayamaz. Hukuk dışında hareket eden herkes de bunun hesabını gene hukuk önünde verir. Bu ilkelerden sapılmasının bedeli büyük olur. 15 Temmuz bu bedellerin güncel bir örneğidir. Hukuk devleti ilkelerine sırtını dönerek, devlet yönetiminde liyakati değil partizanlığı esas alan anlayış Cumhuriyetimize, birliğimize ve bütünlüğümüze yönelen bir saldırının temelini atmıştır.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin vatansever üyeleriyle güvenlik güçlerimizin kahramanlığı, Gazi Meclisimizin şanına yakışır tutumu ve halkımızın direnme hakkını kullanmasıyla bu saldırı başarısız oldu. Bir daha böyle felaketlerle karşılaşmamanın yolu, Cumhuriyet ilkelerini tavizsiz uygulamaktır.”
“Özgürlükçü demokrasi ve parlamenter sistemle”
Kılıçdaroğlu, Cumhuriyetin, ülkenin birlik ve bütünlüğünün teminatı olduğunu belirterek, “150 yıllık tarihe sahip, Osmanlı’nın en zor günlerinde pusula, Kurtuluş Savaşında rehber olan parlamenter sistemimiz, Cumhuriyet ile ülkemizi inşa etti, sınırlarımızı korudu, her türlü saldırıyı yok etti. Üniter devleti ve parlamenter sistemi korumak, ülkemizin bekasını korumak demektir. Çok partili sistemle özgürlükçü demokrasi ve parlamenter sistemle Türkiye, bir ve bütün olarak yeni çağda hak ettiği yere ulaşacaktır.” ifadelerini kullandı.
Cumhuriyeti “kimsesizlerin kimsesi” olarak niteleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Cumhuriyet, yoksulluğu bitirme, bu ülkenin bütün vatandaşlarına insanlık onuruna yaraşır bir hayat sunma mücadelesidir. Cumhuriyet mağdurların beklediği hak, mazlumların beklediği adalet, kim olursa olsun haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayanların umududur. Cumhuriyete sahip çıkmak, kimsesizlerin kimsesi, mağdurların sesi, adaletin simgesi olmak demektir.
Bu duygu ve düşüncelerle bize bu güzel Cumhuriyeti armağan eden başta Büyük Atatürk olmak üzere bütün kahramanlarımızı ve gazilerimizi şükranla anıyor, ülkemizin birlik ve bütünlüğü için en yüksek fedakarlığı yapan şehitlerimize rahmet diliyorum. Yaşasın Cumhuriyet.”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HABERTÜRK TV’de canlı yayınında gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Parlamenter sistem konusunda 140 yıllık bir deneyim olduğunu ve yaşanan darbeler dolayısıyla bazı aksaklıklar bulunduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, sağlıklı bir sistem için Türkiye’deki darbe hukukunun kaldırılması gerektiğini söyledi.
ABD türü başkanlık sisteminin örneğinin başka bir ülkede görülmediğini, oranın birleşik devletler olduğunu, her eyaletin kendi valisi, kendi sitemi olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, Almanya’da da eyaletler olduğunu ama parlamenter sistemin sürdüğüne işaret etti.
Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“Parlamenter sistemde ne şikayetimiz var önce bunu ortaya koymamız lazım. Nedir şikayet? Ben mesela bunu hala öğrenmiş değilim. Parlamenter sistem olmasın da başkanlık sistemi olsun diyenler, örneğin Sayın Binali Yıldırım, çıkıp bir salı konuşmasında neden başkanlık sistemini istediklerini ve parlamenter sistemin nesinden şikayet ettiklerini bir anlatsın, ben de anlayayım, siz de anlayın. Belki öyle bir sorun çıkar ki ortaya parlamenter sistem içerisinde çözemeyiz, o zaman deriz ki doğru, bak bunu çözemiyoruz, bu soruna bir çözüm üretemiyor parlamenter sistemi, o zaman başkanlık sistemine geçelim.”
Darbe anayasasına vurgu
Kemal Kılıçdaroğlu, 12 Eylül yasalarının tam demokrasi kapsamında ele alınarak yeniden düzenlenmesi, milli irade ve demokrasi için yüzde 10 barajının kaldırılması gerektiğini belirterek, parlamenter sisteme darbe vuran birinci noktanın seçim barajı olduğunu, darbe dönemlerinde çıkan yasaların da demokratik olması gerektiğini kaydetti.
Kamuoyunda bahsedilen 60-100 maddelik ve başkanlığa yönelik bir düzenleme olamayacağını savunan Kılıçdaroğlu, “Bu, bir siyasi iradeyi ve halkı kandırma yönünde atılmış bir adımdır. Başkanlık diyor, başkanlık modeli içerisine öyle şeyler koyacak ki, vatandaş ‘Allah kahretsin şu madde de iyi bari buna da evet diyeyim’ diyecek. Siz başkanlık istiyorsanız başkanlıkla ilgili neyi düşünüyorsanız getirirsiniz anayasa değişiklikleri için öneriyi koyarsınız ortaya ama başkanlığın arasına pek çok maddeyi de ilave etmek ne demektir?” dedi.
“Erdoğan ile bir sorunumuz yok”
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“Bizim Erdoğan ile bir sorunumuz yok. Erdoğan, halkın oyları ile seçilmiştir, oy almıştır, Cumhurbaşkanı seçilmiştir, seçildikten sonra da tarafsızlığını bozmadığı sürece hiç bir eleştiri de almamıştır. Seçilirken, seçilmemesi için çaba harcadık, bizim bir cumhurbaşkanı adayımız vardı. Halkın iradesidir seçildi, hiç bir zaman kendisine, ‘niye seçildi, hangi gerekçeyle seçildi’ diye hiç bir eleştiri yapmadık, ta ki tarafsızlığını bozuncaya kadar. Tarafsızlığını bozduktan sonra da eleştirdik. En sert şekilde eleştirdik. ‘Doğru değildir’ dedik..”
Türkiye’de bu kadar sorun varken Bahçeli’nin başkanlık ile ilgili çıkışını anlayamadığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Bahçeli’nin belki önümüzdeki günlerde gelecek pakete göre daha açık bir tavır göstereceğini tahmin ettiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Sizce MHP, AK Parti’nin sunmuş olduğu teklife destek verecek mi?” sorusunu “Eğer Türkiye’yi ateşe atmak istiyorlarsa, Türkiye’yi siyaseten de bir bölünmeye taşımak istiyorlarsa ‘evet’ oyu verebilirler, bu kadar açık, bu kadar net söylüyorum. Türkiye’nin bölünmesi söz konusu olabilir. Başkanlık sistemine bakın, siyasal yapı tamamen değişecek. Sorun Türkiye’nin bekası sorunudur. Eminim Sayın Bahçeli de Türkiye’nin bekasını en az benim savunduğum kadar savunuyordur. Eğer sorun Türkiye’nin bekasıysa, Türkiye’nin bir başka rejimin içine itilmesi, Türkiye’nin bir kişinin iki dudağı arasından çıkacak cümlelere teslim edilmesi asla kabul edilemez.” karşılığını verdi.
“Her koşulda seçime hazırız”
“Türkiye’de 2017 yılında erken seçime gidilip gidilmeyeceği ve CHP’nin erken seçim planı olup olmadığına” ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, kendilerinin her koşulda seçime hazır olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Merak ettiğim şu, tek başına yönetiyorsun, niye seçime gidiyorsun? Hangi gerekçeyle seçime gidecekler. Olursa azınlık olur, koalisyon olur, denir ki ‘ben tek parti için gideceğim seçime’ tek parti mi, buyur. Zaten tek partisin, hazirandan sonra bir koalisyon ortamı ortaya çıkmıştı, terör olayları artmıştı, güvenlikçi politikalarla seçime gittiler, geldiler, tek başına yine Türkiye’yi yönetiyorlar. Ben o dönemi anlarım. O dönemin kendi içinde tutarlı bir mantığı vardı. Şimdi tek başına iktidarlar ve ‘biz yönetemiyoruz’ diyorlar.”
AA
