DOLAR 8,058
EURO 9,6752
ALTIN 460,486
BIST 1408,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 19°C
Çok Bulutlu

El insaf!

10.03.2021
A+
A-

El insaf!

Aşağıda detaylandıracağım malûm konuyu bazı şahıs, kurum ve kuruluşlara bir kez daha hatırlatmayı zaruri gördüm..
Nedeni de şu:
Birileri nedense bazı meseleleri eğip, bükmeyi ve hedef şaşırtmayı çok eyi biliyorlar…

Yıllardır yazdık-çizdik, yazılarımız da ortada…

Birkez daha vurgulamak isterim ki, dış güçlerin ülkemize, milletimize karşı taşeron olarak kullandığı bölücü terör örgütü Pkk’ya, onun siyasi uzantısı olup, geçmişteki öncülleriyle birlikte an itibariyle HDP adını almış olan terörist yuvası cani oluşum; bizim içteki baş düşmanımızdır..

Bu bağlamda ve defaatle yazıp söylediğimiz üzere birilerinin “çözüm süreci” bizim ise Türkiye Cumhuriyeti Devletinin “çözülme süreci” dediğimiz meşum siyasi projelere ve benzerlerine; dün olduğu gibi, ne bugün ne de yarın destek vermemiz asla mümkün değildir..
Bu bağlamda, Apo’nun mektubunun okunmasına da, Oslo sürecine de, Habur’daki çadır mahkemelerine de, Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkarılmasına da karşı çıktık..
Konuya, (çoğunuz unutsa bile) müşahhas bir örnek vermek gerekirse, MHP 20 Nisan 2013’ten başlamak üzere “çözüm sürecine” karşı tepki mitinglerine başlamıştı..

Ki, bu karşı duruş adına, ülkücü hareket olarak geçmişten günümüze her zaman başımızı, gövdemizi koymuş, gerektiğinde de hiç vakit geçirmeksizin; behemahal bedenimizi yeniden koyacak bir siyasi fikriyattan geldiğimizi hatırlatmak isterim…

Müsaadenizle bantı tekrar biraz geriye saralım..
AKP, terör örgütü Pkk ve onun siyasi uzantısı HDP’ye ilişkin olarak bir dönem (16 Aralık 2012-24Temmuz 2015) siyasi duruş ve uygulamalar bakımından tonlarca yanlış yaptı.. Hatta öyle bir an geldi ki, teröristler tarafından (bölge belediyelerinin araç-gereç ve insan desteğiyle) hendekler kazıldı. Kandil’deki 2,3,4 nolu yani KCK’nın diğer üst yapısını oluşturan terör elebaşlarının talimatlarıyla azgınlaşan PKK/PYD terör örgütü tarafından güvenlik güçlerimizin, öğretmenlerimizin yanısıra  işçilerimiz memurlarımız ve vatandaşlarımız şehit edildi. Yöre halkına eziyetlerin edildiği, baskıların yapıldığı bu kanlı süreçte ülkemiz, neredeyse uçurumun kenarına kadar geldi… Bu yanlışları o zaman çokca ve en şedit bir biçimde eleştirdik… Sürekli tekrarladığımız üzere, O hataları yeniden yapsınlar hiç kuşkunuz olmasın yine eleştiririz.. (Dedik ya yazılarımız ortada.)

Ancak ve çok şükür ki, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı bu husustaki yanlışlarından 2015 yılından itibaren vazgeçip, devletin otoritesini yeniden harekete geçirip; 17.500 hevali (PKK’lıyı) cehennem zebanilerine teslim etti…
Kandil’in emrindeki Belediyelere kanun ve yönetmeliklerden aldığı yetkiyle el koydurup, kamu görevlilerinden kayyımlar atayarak devlet otoritesini yeniden tesis etti..
Hâsılı Güneydoğu’daki vatandaşlarımıza güven ve huzur tekrar geldi..

Şimdi, bütün bunlar yapılmışken, “el insaf” diyor ve soruyorum:
Bu kötü mü oldu?

Bu arada dikkat ettim, bazıları sürekli eski defterleri karıştırıyorlar…

Elbette karıştırmalarında hiçbir sakınca yok. Zaman zaman herkes gibi bende karıştıyorum..

Ancak algı operatörlüğüne soyunanların şark kurnazlığı yaparak, defterdeki bazı sayfaları (özenle) atlamaları hiç etik değil…

Yani, Apo’nun mektubunun okunması ve Osman Öcalan’nın TRT’ye çıkarılması hiç unutulmazken..

Mesela, 1991’de HDP’in öncülü HEP ile SHP (CHP)’nin seçim ittifakı yapıp, SHP’nin listelerinden 20 bölücü vekilin meclise gönderilmesi daima atlanıyor…

Mesela Kemal Kılıçdaroğlu’nun “çözüm sürecinde” iktidarın bebek katili Apo ile görüşmelerini olumlu bulup, 05.01.2013’te basına yaptığı beyanatta; “çözün bu sorunu” diyerek  AKP’ye verdiği destek atlanıyor..

Mesela bugün CHP ile yancılarının bölücülerle yaptığı ve benim;
CH(İ)P-SA+HDP/PKK Konsorsiyumu adını verdiğim yerel seçim ittifakı atlanıyor…

Mesela Kandil’in kanlı baronu Murat Karayılan’ın “biz seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nu destekleyeceğiz” sözü atlanıyor..

Kurulan bu ittifakın bugün bile hâla devam ettiği atlanıyor..

Mesela, Ekrem İmamoğlu’nun Selahattin Demirtaş ile önceden yürüttüğü siyasi ilişkilerini çok daha ileri safhalara taşıyarak yani görevden el çektirilen bölücü belediye başkanlarını (hemen yanıbaşındaki gözü yaşlı Diyarbakır annelerini görmezden gelip) ziyaret etmesi atlanıyor..

Bir kaç gün önce yaptığı son girişim daha doğrusu 8 Mart’ta İP Genel Başkanı Meral Akşener ile HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’ı aynı karede andığı malum tweti atlanıyor..

Burada Kandil’deki teröristlerle boy boy resimler veren Pervin Buldan için kısa bir parantez açmak gerekirse… Uyuşturucu baronu ve PKK’nın önemli figürlerinden biri olup, Bolu’da öldürülen Savaş Buldan’ın eşi olan bölücü Eş başkan Pervin Buldan, Güneydoğulu gençleri devlete kurşun sıkmak üzere kandırıp dağa gönderirken kendi kızını ve oğlunu Ankara Çankaya’daki (ismi bende saklı) özel bir kolejde okutup, ardından kızının tahsilini İstanbul’da devam ettirip, ona Paris’te tatiller yaptıran birisidir..

İşte bu Pervin Buldan ile birlikte adı zikredilen Meral Akşener’in bu twite sessiz kalması atlanıyor…

Meral Akşener’in Selo’nun “kahvaltı davetine” olumlu cevap vermesi de atlanıyor..!

Ve maalesef bütün bunlar artık, görmezden, duymazdan geliniyor!

Üstelik buda yetmiyormuş gibi, CHP’nin geçmişten günümüze kesintisiz devam ettirdiği HDP ile siyasi ilişkileri ve bölücü partiyle yapılan ittifak herkesin gözü önünde sürdürülmektedir…
İşte size son örnek:
Ekrem İmamoğlu, eşi, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve Pervin Buldan, bilinçli hazırlanmış bir ağaç dikme programında gülücükler eşliğinde ittifaklarını perçinliyorlar..

Bizim burada son olarak dikkat çekmek istediğim şudur:

Yani, (Kılıçdaroğlu ve Ekrem Müdafa’nın gözlerinin içine bakmaktan etrafını göremeyen -milliyetçiliği sorunlu- Akşener’i saymıyorum da) Müsavvat Dervişoğlu, Koray Aydın vb. gibi sözüm ona milliyetçi yancılarınca ve çoğu oydaşlarınca da bu grift ilişki adeta kanıksanmış halde.!!

Yeni bir yazımızda buluşmak üzere esen kalınız!

Harun KILIÇ
ANKARA

ETİKETLER:
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.