Savaşın Faturası Ağırlaşıyor: Küresel Piyasalarda Trilyonluk Kayıp
# Savaşın Faturası Ağırlaşıyor: Küresel Piyasalarda Trilyonluk Kayıp
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının etkisiyle küresel borsalar bir ayda 14 trilyon dolar değer kaybederken, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler petrol fiyatlarını 100 doların üzerine çıkardı.
Küresel Enerji Arzındaki Sıkıntılar
İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, Güney Kore, Çin, Hindistan ve Japonya’nın Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerjinin yüzde 80’ini aldığını belirterek, bu ülkelerde enerji arzında yaşanan sıkıntıların küresel çapta sorunlara yol açabileceğini ifade etti.
Borsalarda Değer Kaybı
Savaşın ilk ayında toplam değeri 157,5 trilyon dolar olan dünya borsaları, 30 Mart itibarıyla 143,5 trilyon dolara geriledi. Yaklaşık 14 trilyon dolarlık bu kayıp, yatırımcı güvenindeki erozyonun yanı sıra, savaşın ekonomik yansımalarının geniş bir alana yayıldığını gösterdi.
Enerji Arzında Yaşanan Kriz
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan petrol, LNG ve ticari gemi geçişlerinde ciddi aksaklıklar meydana geldi. Bu durum, küresel enerji akışını doğrudan etkilerken, Brent petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıktı.
Artan Maliyetler ve Üretim Zincirine Etkileri
Artan enerji maliyetleri, yükselen navlun ücretleri ve savaş riskine bağlı sigorta giderleri, başta tarım olmak üzere tüm üretim zincirini baskı altına aldı. Bu durum, küresel ekonomide yeni bir maliyet dalgasını tetikledi.
Gelecek Öngörüleri ve Risk Primi
Prof. Dr. Aslanoğlu, küresel ölçekte artan jeopolitik tansiyonun fiyatlara yansımasına ilişkin risk priminin devreye girdiğine dikkat çekti. Petrol fiyatlarının savaş bitse bile 20-30 dolarlık bir risk primini barındırabileceğini belirtti.
Hürmüz Boğazı’nın Kapanması Durumu
Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve geçiş ücretleri tartışmaları, petrol üreten ülkelerin kısa vadede fayda sağlayabileceğini, ancak uzun vadede talep düşüşü nedeniyle zarar görebileceklerini gösteriyor.
Enerji ve Gıda Fiyatları Üzerindeki Etkiler
Enerji fiyatlarının yüksek kalmaya devam etmesi durumunda, küresel toparlanma olsa bile hem gıda hem de emtia fiyatlarının yüksek seyretmesi bekleniyor. Bu durum, emtia üreticisi ülkelerin daha avantajlı bir konumda kalmasına yol açabilir.
Şirketler Açısından Ölçek Faktörü
Risk ve güvenlik primlerinin arttığı bu ortamda, büyük ölçekli şirketler likidite ve risk yönetimi açısından avantaj sağlıyor. Küçük işletmeler ise likidite akışındaki kesintiler nedeniyle bu tür dönemlerde daha fazla zorlanıyor.
Özetle, savaşın etkileri küresel piyasalarda ciddi ekonomik dalgalanmalara yol açarken, özellikle enerji arzında yaşanan sıkıntılar ve artan maliyetler, dünya ekonomisini zorlamaya devam ediyor.
Kaynak: Türkgün / Anadolu Haber Ajansı