Dolar 44,5811
Euro 51,4630
Altın 6.704,43
BİST 12.936,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 18°C
Az Bulutlu
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Pts 19°C
Sal 17°C
Çar 15°C
Per 14°C

KONUTTA STOK FAZLASI ARTIYOR

KONUTTA STOK FAZLASI ARTIYOR
25/02/2017 00:11
A+
A-

Ekonomide satılmayan konut stoğu artmaya devam ediyor. Hükümet iki hafta bir düzenleme yapma ihtiyacı duyuyor.

İçinden geçmekte olduğumuz süreç, ekonominin lokomotif sektörlerinden biri olan konut sektörünü kırılgan hale getirdi.

TÜİK verilerine göre, 2016 yılında  belediyeler 986 bin konut için yapı ruhsatı vermiş. Yapı kullanma izin belgesi verilen konut sayısı ise 750 bin düzeyinde gerçekleşmiş.

Geçen yılki ilk el konut satışı ise 632 bin adet olmuştur. Yani bu değerlere göre  2016 yılında  119 bin adet konut satılamayarak stoğa eklenmiştir.

Benzer bir şekilde,   son dört yıla baktığımızda 2013’te 197 bin 210 adet, 2014’te 231 bin 875 adet, 2015’te 132 bin 684 adet satılamayan konut ortaya çıktığı hesaplanmaktadır.  Buna göre, son dört yılda 685 bin adet konut arz fazlası stoğa eklenmiştir.

Ekonomideki satılmayan konut stoku ise maalesef sağlıklı bir şekilde belirlenememektedir. 2013 yılından önceki  satış verilerindeki noksanlık nedeniyle, oluşan stoğu bu tarihe kadar sağlıklı bir şekilde  hesaplamak mümkün değildir.

Ancak, 2013 yılından bu yana 685 bin konutun stoğa ilave olduğu dikkate alındığında  toplam konut stokunun bir milyona dayandığını öngörmek   yanıltıcı bir değerlendirme olmayacaktır.

Konut stoku hızı yavaşlamakla birlikte artış eğilimini sürdürmektedir. Öte yandan   yeni yapı inşaat ruhsatları 2016 yılında yüzde 10,6 oranında  artmaya devam etmektedir. Bu durum, gelecekte arz fazlasının devam edeceğine işaret etmektedir.

Konut stoğunun büyümesi, sektörde var olan problemlerin  daha da  derinleşmesi anlamına gelmektedir. Konut üreticileri, 15 Temmuz darbe girişimi, olağanüstü hal, iç politikadaki belirsizlik, dış ilişkilerdeki gerilim ve Türk Lirası’ndaki aşırı değer kaybı nedeniyle giderek daha çok desteğe ihtiyaç duymaktadır.

Buna ilave olarak, azalan arsa stoku ve artan maliyetler yüzünden yeni proje geliştirmekte zorlanan müteahhitler, vatandaşların bekle – gör havasına girerek alım kararını ertelemesi nedeniyle  düşen talep sektörü sıkıntıya sokmaktadır .

2013-2016 dönemi incelendiğinde; 9.3 milyon konut yapı ruhsatı almış, aynı dönemde yapı kullanım izni sayısı da 6.5 milyon olarak gerçekleşmiştir. 13 yılda tamamlanamayan konut sayısı 2.8 milyondur. Özellikle son yıllarda tamamlanamayan, diğer bir ifade ile yapı ruhsatı almış, ancak kullanım izni alamamış  konut sayısı da giderek artmaktadır.

Netice itibariyle hükümet hem biriken konut stokunu eritmek, hemde sektörün sorunlarına çare bulmak için  geçici mahiyetteki destek  önlemlerini devreye sokmak zorunda kalmaktadır.

Son günlerde neredeyse iki hafta arayla TBMM’den geçirilen iki ayrı torba kanunda konut sektörüne ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir. Önce  KDV oranları düşürülmüş  ve  20 yıl finansman imkanı getirilmiştir.

Son kabul edilen Torba düzenleme ile de  yurtışında yerleşik Türk vatandaşların  ve yabancıların ilk satın almalarında KDV muafiyeti getirilmiştir.

Sektöre destek için önceleri,  uzun süre aralıklarıyla yapılan düzenlemeler, şimdilerde iki ayda bir, hatta iki haftada bir yapılır hale gelmiştir. Üstelik   yapılan bu düzenlemeler hem kamu maliyesi, hem de kamu güvenliği bakımından ciddi sonuçlar doğurabilecek türdendir. Bütün bunların dikkate alınarak sektörle ilgili uzun vadeli yapısal önlemlerin belirlenmesi ve uygulamaya konulması gerektiği kanaatini taşımaktayız.

E. Haluk AYHAN