Suriye ve SDG Arasındaki Ateşkesin Etkileri İsrail’in Endişeleri
# Suriye ve SDG Arasındaki Ateşkesin Etkileri
18 Ocak’ta Suriye yönetimi ile SDG (Suriye Demokratik Güçleri) arasında sağlanan ateşkes mutabakatı, Orta Doğu’daki güç dengelerini yeniden şekillendirdi. Bu anlaşmanın Türkiye’nin bölgesel ağırlığını artırdığına dikkat çekilirken, özellikle İsrail cephesinde ciddi rahatsızlık yarattığı ifade edildi. İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, Suriye’deki son sürecin en olumsuz sonuçlarını hisseden aktörün İsrail olduğu yönünde yorumlar öne çıkıyor.
İsrail’in Endişeleri
İsrail basınında, Ankara’nın bölgede yükselen rolü öne çıkarılırken, merkezi otoritesi güçlenen bir Suriye’nin Tel Aviv açısından potansiyel bir tehdit haline gelebileceği değerlendirmeleri yapıldı. Ateşkesin yalnızca sahadaki çatışmaları değil, bölgesel stratejik hesapları da derinden etkilediği vurgulandı.
Türkiye’nin Bölgedeki Avantajı
İsrail merkezli Haaretz gazetesi, Suriye hükümeti ile SDG’nin anlaşmasını Türkiye için stratejik bir başarı, İsrail içinse bir darbe olarak yorumladı. Gazetede, ABD desteğini kaybeden SDG’nin Suriye topraklarındaki işgalini sona erdirmek zorunda kaldığı belirtildi. Anlaşma maddelerinin, SDG kontrolündeki toprakların, petrol sahalarının ve kritik altyapıların Suriye hükümetine devredilmesini şart koştuğu hatırlatıldı. Bu gelişmelerin, Türkiye’nin bölgedeki güç dengesinde önemli bir avantaj elde etmesine yol açtığı vurgulandı.
Türkiye’nin Artan Etkisi
ABD merkezli Al Monitor, İsrail’in Şam yönetimi ile YPG/SDG arasında sağlanan mutabakatın Türkiye’nin bölgedeki etkisini artırmasından kaygı duyduğunu aktardı. Haberde, ateşkesin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın otoritesini güçlendirebileceği ve bunun da İsrail ile yürütülen güvenlik görüşmelerinde Şam’ın daha katı bir pozisyon almasına yol açabileceği değerlendirmesine yer verildi.
Netanyahu ve Bölgedeki Gelişmeler
Adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir İsrailli diplomatik kaynak, “Gazze Kasabı” olarak bilinen Netanyahu’nun, Washington ile Ankara arasındaki yakın iş birliğini dikkate aldığını belirtti. Netanyahu’nun, bu süreçte Türkiye’nin Gazze Barış Kurulu’na dahil edilmesine itiraz etmenin sonuçsuz kalacağını gördüğü ifade edildi.
Bütün bu gelişmeler, Türkiye’nin bölgedeki etkisinin artmasına ve İsrail’in endişelerinin derinleşmesine yol açtı. Türkiye’nin stratejik hamleleri, Suriye’deki güç dengesini kendi lehine çevirmesine olanak sağladı.
Kaynak: Türkgün
