Dolar 44,3522
Euro 51,2900
Altın 6.264,77
BİST 12.727,06
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 14°C
Az Bulutlu
İstanbul
14°C
Az Bulutlu
Cum 19°C
Cts 16°C
Paz 13°C
Pts 12°C

MUHALIFLER KAN KAYBEDIYOR

MUHALIFLER KAN KAYBEDIYOR
21/11/2013 14:46
A+
A-

Suriye’de muhaliflerle rejim arasında devam eden çatışmalarda muhaliflerin, son aylarda cephe hatlarında mevzi kaybettiği ve sahada da durumun aleyhlerine işlemeye başladığı bildiriliyor.

Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) Azez kasabasını kontrolüne almasının ardından başlayan kuzeydeki gerginlik, tüm ülkeye yayılmış durumda. Kurtarılmış bölgelerde çıkan sorunlar nedeniyle ön cephe hatlarına yoğunlaşamayan muhalifler, büyük bir güç harcarayak kazandıkları bölgeleri kaybetmeye başladı. Suriye rejimi de özellikle Şam kırsalı, Halep, Humus ve Hama’ya büyük çapta operasyonlar düzenliyor.

Ortadoğu Uzmanı Lübnanlı Ali Hüseyin Bakeer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Suriye rejimi şu an Şam kırsalı, Humus ve Halep’te başarı sağlayabilmek, Suriye’nin dostlarınının ve Ulusal Konsey’in Cenevre – 2 konferansında elini zayıflatmak için Hizbullah’ın ve Şii milislerin yardımıyla tüm gücünü kullanıyor” dedi.

Bu operasyonların arkasındaki silah ve lojistik desteğin İran ve Rusya tarafından sağlandığını vurgulayan Bakeer, aksi takdirde rejimin büyük çapta operasyon düzenleyebilecek gücünün kalmadığını, şu an bile ele geçirdiği bölgelerde kalıcı olup olmayacağının belli olmadığını kaydetti.

Bakeer sözlerini şöyle sürdürdü:

“Rejimin öncelikli hedefi Cenevre-2 konferansında elini güçlendirmek, diğer yandan da Şam ile Lazkiye arasındaki bağlantı bölgelerini tamamen kontrolüne alıp geçişi sağlamak. Diğer yandan, Lübnan sınırını da Humus’u ele geçirerek tamamen kontrolünde tutmak istiyor.”

“Esad rejiminin kimyasal silah kullanmasından sonraki süreçte silahlı muhalefet kan kaybetti. ABD, Rusya ile yeni bir yola girdikten sonra bölge ülkelerine de siyasi çözüme ikna etmek için baskı kullanmaya başladı, diyen Bakeer, “Bunun en büyük örneği Amerika basınında Türkiye İstihbarat Başkanı hakkında başlattıkları karalama kampanyaları oldu. Böylelikle ABD, Suudi Arabistan da dahil muhaliflere silah desteğinin kesilmesi için büyük bir çaba sarf etti” diye konuştu.

Irak Şam İslam Devleti ve rejimle işbirliği yapan PYD gibi grupların silahlı muhaliflere kan kaybettirdiğini ifade eden Bakeer, “Bütün bu olumsuzluklara karşı, bazı gruplar birleşme yoluna gitti. Ancak şu anki durum Esad’ın katliamları durdurmadığı sürece çatışmaların uzun zaman devam edeceğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

“Rejim fırsatları değerlendiriyor”

AA muhabirine konuşan Suriyeli aktivist Nasır Ahmet ise “IŞİD ile Kuzey Kasırgası arasında Azez’de çıkan çatışmaların ardından rejim bunu fırsat bilerek muhaliflerin elindeki önemli bölgelere saldırdı. Bir nevi fırsatları değerlendirdi. Özellikle Suriye ordusu, Hizbullah ve İranlı milislerin katıldığı operasyonlarla Halep ile Hama arasındaki tek güvenli yol olan Hanaser bölgesini ele geçirmeyi başardı. Ardından da sanayi bölgesine yakın köylere operasyonlar düzenlerken 80. Tugay’ı da kuşatma altına aldı” şeklinde konuştu.

Muhaliflerin kurtarılmış bölgelerde çıkan sorunlar nedeniyle cephe hatlarında zayıf duruma düştüklerini belirten Ahmet, IŞİD’in muhalifleri zayıflattığını ve rejimin bundan istifade ederek, ilerleme kaydettiğini dile getirdi.

Ahmet, silahlı muhaliflerin kuzeydeki bölgeleri elinde tutmak için büyük çaba sarf ettiğini kaydederken, iç sorunları çözmek için de ayrı bir çaba göstermesi gerektiğini bunun için de ön cephe hatlarındaki silahlı güçlerini geriye çekmek zorunda kaldığını söyledi.

Öte yandan Ahmet, muhaliflerin kendi içlerindeki sorunları ve Esad rejiminin yeniden güç kazanmasının, Suriye’de yaşayan halkın büyük çoğunluğunun, açlık ve ölüm korkusuyla göç etmesine yol açtığını sözlerine ekledi.