Dolar 44,2976
Euro 51,3018
Altın 6.406,80
BİST 13.047,72
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
10°C
Hafif Yağmurlu
Paz 10°C
Pts 11°C
Sal 11°C
Çar 12°C

“TÜRKİYE İLE SAVUNMA İLİŞKİMİZİ KESMEMİZİ İSTİYORLAR”

“TÜRKİYE İLE SAVUNMA İLİŞKİMİZİ KESMEMİZİ İSTİYORLAR”
03/07/2017 09:01 | Son Güncellenme: 03/07/2017 09:03
A+
A-

‘Türkiye ile savunma ilişkilerimizi kesmemizi istiyorlar’

Katar’ın Ankara Büyükelçisi Al-Şafi, “Türkiye ile olan savunma ilişkilerimizi kesmemizi talep ediyorlar. Bu mantıksız bir durum.” dedi.

Katar’ın Ankara Büyükelçisi Salim Mübarek Al ŞafiKatar‘a abluka uygulayan ülkelerin taleplerinin mantıksız olduğunu söyledi.

Büyükelçi Al Şafi, AA muhabirine, Katar ile bazı Arap ülkeleri arasındaki krizle ilgili gelişmelerin yanı sıra Katar’da bulunan Türkiye’nin askeri üssü ve bölgesel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Abluka uygulayan ülkelerin Katar’daki Türk askeri üssünün kapatılmasını talep etmelerinin “mantıksız” olduğunu beliren Al Şafi, “Bazı ülkelerin savunma harcamaları, Rusya gibi silah imalatı yapan nükleer güç sahibi ülkelerin harcamalarıyla neredeyse eşit olsa da güvenliklerini tehdit edecek bazı durumlarla tek başına baş edemezler. Müttefiki olan ülkelerden yardım talebinde bulunurlar bu da doğal bir şeydir. Fakat onlar (Söz konusu Arap ülkeleri) buna karşılık bizden Türkiye ile olan savunma ilişkilerimizi kesmemizi talep ediyorlar. Doğal olarak da bu mantıksız bir durum.” dedi.

“Ortak savunma ilişkisi, iki ülkenin egemenliğiyle ilgili”

Katar ile Türkiye arasındaki ortak savunma ilişkisinde korkulacak hiçbir gerekçe olmadığını vurgulayan Al Şafi, buna ilişkin, “Bu, iki ülkenin egemenliğiyle ilgili bir durum. Bu konuda fırtına koparmaya gerek yok, yalnız kötü niyetli bazı bölge ülkeleri, Katar-Türkiye işbirliğini önlerinde engel olarak görüyorlarsa bilemeyiz, inşallah bu konuda yanılıyoruzdur.” ifadesini kullandı.

“ABD, abluka uygulayan ülkelerden uygulanabilir talepler istiyor”

ABD ile ilişkiler konusuna da değinen Al Şafi, krizin başında ABD yönetiminin tutumunda kafa karışıklığının olduğuna değinerek, “Şimdiki durum yavaş yavaş dengeli hale geldi. Şimdi de Washington yönetimi, abluka uygulayan ülkelerin prosedürlerine karşı çıkıyor, gerçekçi ve uygulanabilir talepte bulunulmasını istiyor ve krizin çözümü için Kuveyt’in arabuluculuğunun desteklenmesi ve müzakere çağrısı yapıyor.” dedi.

Al Şafi, ABD’nin krize yönelik son tutumunun yanı sıra Fransa, Almanya, İngiltere, Japonya, Rusya, Pakistan ve Türkiye gibi büyük ülkelerin de Katar’la aynı tutumu sergilediğine dikkati çekerek, “Bu tutum, bize ablukayı dayatmaya çalışanların kendi kendilerini yavaş yavaş uluslararası toplumdan tecrit ettikleri anlamına geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Ablukaya dayanabilecek güçteyiz”

Kendilerine dayatılan ablukaya dayanabilecek güçte olduklarını vurgulayan Katarlı diplomat, “İnsan, kardeşi ve dostundan böyle bir şey beklemez. Bu nedenle başlangıçta şaşırdık. Ama şu anda durum iyi gidiyor. Nakliye hatları, lojistik ve ticaret merkezlerine alternatifler bulduk. Bunları zamanla daha fazla genişletmek ve kalıcı olmaları için çalışacağız.” dedi.

Al Şafi, ablukanın Katar’a diğer ülkelerle ticari, ekonomik ve siyasi ilişkilerin çeşitlendirilmesinin önemini öğrettiğine işaret ederek, bu durumun hem kendileri hem de bu ülkelere faydası olacağını ve bunun daimi olması için çalışacaklarını bildirdi.

“Abluka uygulayan ülkeler çözüm istemiyor”

Al Şafi, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Aleyhimizde tavır almaları için bazı ülkelere yönelik yapılan siyasi, diplomatik ve ekonomik şantaj girişimleri, Arap ve İslam dünyasında çatlaklar oluşmasına neden oldu. Ayrıca ülkelerin lehlerinde veya aleyhlerinde olacak şekilde iki seçenek arasında bırakılması, kendilerine bölgesel ve uluslararası güç sahibi bazı ülkeleri kaybettirmesinin yanı sıra geleceğe yönelik olumsuz bazı yansımaları olacak. Ahlaki ve diplomatik savaşı biz kazandık. Şu anda da uluslararası hukuka ve uluslararası ilişkilere aykırı şekilde tansiyon yükseltme ve tehditler için yeni araçlar bulmaya çalışıyorlar, bizler ise sonuç itibariyle bunun onların aleyhinde işleyeceğine inanıyoruz. Katar’dan talep edilen maddeler konusunda müzakere yapılmasının reddedilmesiyle Kuveyt arabuluculuğunu boşa çıkarma girişimleri, bu ülkelerin çözüm aramadığının diğer bir işaretidir. Dolayısıyla bunlar arabuluculuğun başarılı olmasını değil, sadece mesajı ulaştırmasını isterken, Türkiye, ABD, İngiltere ve Almanya gibi sorumluluk sahibi ülkeler ise Kuveyt’in arabuluculuğunun desteklenmesi ve başarıyla sonuçlanmasının gerektiği üzerinde duruyorlar.”

Katar’a verilen süre 48 saat uzatıldı

Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır, Kuveyt’in, talep listesine cevap vermesi için Katar’a verilen sürenin 48 saat uzatılması isteğini kabul etti.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır’ın, Kuveyt‘in, talep listesine cevap vermesi için Katar‘a verilen sürenin 48 saat uzatılması isteğini kabul ettiği bildirildi.

Söz konusu 4 ülkenin yayımladığı ve Suudi Arabistan Haber Ajansı SPA’da yer alan ortak yazılı açıklamada, Kuveyt Emiri Şeyh Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah’ın Katar’a verilen sürenin 48 saat uzatılması yönündeki talebinin kabul edildiği belirtildi. Kuveyt’in talebinin kabulüne gerekçe olarak, “Katar hükümetinin resmi cevabını pazartesi günü teslim edeceğini teyit etmesi” gösterildi.

Açıklamada, abluka uygulayan ülkelerin, Katar’ın cevabının incelenmesinin ardından cevabını açıklayacağı kaydedildi.

Kuveyt Emiri Sabah, Katar’a verilen sürenin pazar gecesi dolması ve Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani’nin Kuveyt’e pazartesi günü giderek ülkesinin resmi cevabını iletecek olması nedeniyle sürenin 48 saat daha uzatılmasını talep etmişti.