DAVUTOĞLU-SALIHI ORTAK BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDI
Davutoğlu, Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşad Salihi ile Dışişleri Konutu’nda yaptığı görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak’ta yapılacak seçimleri işaret ederek, “Bundan sonra da Iraklı bütün kardeşlerimize Irak’ın birliği beraberliği bütünlüğü için özellikle yaklaşan seçimlerde aklı selim ile davranmaları, ülkenin geleceğini birlikte şekillendirmeleri konusunda elimizden geldiğince katkıda bulunmaya gayret ediyoruz” dedi.
Davutoğlu, Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşad Salihi ile Dışişleri Konutu’nda yaptığı görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Geçen haftaki Salihi’ye yönelik suikast girişiminden dolayı geçmiş olsun dileklerini ileten Davutoğlu, Irak’ta güvenlik şartlarının son derece olumsuz olduğunu söyledi. Davutoğlu, her ay birkaç bin kişinin öldüğü terör saldırılarını şiddetle kınadığını belirterek “Irak’taki bütün kesimler Sunni, Şii, Arap, Kürt, Türkmen, Hristiyan hepsi Türkiye’nin ve Türk halkının kardeşidir. Herhangi bir can kaybı olduğunda yüreğimiz sızlar. Elimizden gelen her yardımla orada oluruz” diye konuştu.
Türkmenlerin güvenliklerinin, siyasal hayata katılımlarının ve ekonomik olarak müreffeh bir konumda olmalarının Irak siyasetinin ayrılmaz unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Davutoğlu son aylarda teröre dönük verdiği mücadelede her zaman Irak’ın yanında olduklarını kaydetti. Davutoğlu, Irak’ta yaklaşan seçimleri işaret ederek “Bundan sonra da Iraklı bütün kardeşlerimize Irak’ın birliği beraberliği bütünlüğü için özellikle yaklaşan seçimlerde aklı selim ile davranmaları, ülkenin geleceğini birlikte şekillendirmeleri konusunda elimizden geldiğince katkıda bulunmaya gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Türkmenlerin Irak’ın tali ya da geçici değil, asli ve kurucu unsuru olduğuna vurgulayan Davutoğlu, bu asli unsurun Irak’ta Türkmencenin kullanılması, eğitim ve yerel idarelerle ilgili haklarını en iyi şekilde kullanarak Irak sisteminden hak ettikleri payı almalarının Irak’ın birliği ve bütünlüğü için önemli olduğunu ifade etti. Davutoğlu, Türkmenlerin Irak’ta son derece kritik bir kuşakta bulunduklarına dikkati çekerek, “Birçok mezhebi ve etnik geçişkenliğin olduğu bu kritik kuşakta Türkmenlerin bir ve beraber olmaları ve bütün bu gruplarla yakın temas halinde olmaları Irak’a da çok katkı yapacak bir unsurdur” şeklinde konuştu.
– “İnsanlık için büyük kayıp” –
Davutoğlu, Güney Afrika’nın efsanevi lideri Nelson Mandela’nın ölümüyle ilgili de “20. yüzyılın en önemli sembol şahsiyetlerinden birini kaybettik” diye konuştu.
Sadece dışişleri bakanı olarak değil, akademisyen ve insan olarak da Mandela’nın insanlık birikimine yaptığı unutulmaz katkıyı yakından takip ettiğini söyleyen Davutoğlu, 1990’lı yıllardaki Güney Afrika Cumhuriyeti ziyaretleri sırasında Mandela’nın yakın arkadaşlarıyla entelektüel zeminde bir araya geldiğinde, onun hakkında yapılanlar ve yazılanların ne kadar eksik kaldığını gördüğünü vurguladı.
“Mandela, sadece Güney Afrika Cumhuriyeti’nin lideri değildir, aynı zamanda insanlığın ‘apartheid’ denilen insanlık suçuna karşı, ayrımcılığa karşı verdiği mücadelenin belki de tarih içindeki en önemli şahsiyetidir” diyen Davutoğlu, efsanevi liderin hem acılı yıllardan sonra bir devletin yeniden inşa edilmesini temin ettiğini hem de diğer toplumlara örnek olacak şekilde ayrımcılığa karşı mücadele ettiğini hatırlattı.
Davutoğlu, Mandela’nın ölümünün insanlık için büyük kayıp olduğunu ifade ederek, Güney Afrikalı mevkidaşına taziyelerini gönderdiğini ve cenaze törenine Türkiye’den üst düzey katılım olacağını bildirdi.
Güney Afrika Cumhuriyeti vatandaşlarına tekrar başsağlığı dileklerini ileten Davutoğlu, “İnsanlığa başsağlığı diliyorum. Onun verdiği ilkesel mücadelenin sürdürülmesi konusunda da hem Türkiye olarak hem bizler aydınlar, eşitlik savunan herkes bu çabaya katkı vermeye devam edeceğiz” dedi.
– “Türkmenler, Irak ve Türkiye arasında köprü olsun” –
ITC Başkanı Salihi de Irak’taki Türk varlığının Osmanlı İmparatorluğu’nun öncesine dayandığını hatırlatarak, “Türkmenler, üçüncü unsur değil ana unsurdur” dedi.
Yüzyıldır uygulanan asimilasyon politikasına karşı direndiklerini, dilleri ve kültürlerini muhafaza etmek için tüm yollara başvurduklarını belirten Salihi, şöyle konuştu:
“Türkmenler tüm işkencelere rağmen coğrafyalarını korumak için milleti, namusu üzerine yemin etmiştir. Bu coğrafya korumasında yeni Irak içinde çıkan farklı tablolar oldu. Bunun içinde Şiiler, Arap, Kürtler var ama sağ olsun aslımızın bir olduğu Türkiye, hem bizim hem Irak için güç unsurudur. Türkiye hükümetine Irak’taki tüm gruplara karşı eşit mesafede durduğu için teşekkür ederim. Keşke diğer ülkeler de aynısını yapsa. Biz Türkiye’nin bize daha fazla yakın olmasını her zaman isteriz. Türkmenlerin Irak’la Türkiye arasında güçlü bir köprü olmasını istiyoruz. Bu köprü ne kadar güçlü olursa hem Iraklıların hem Türkiye’nin menfaatine olacaktır. Hassas dönemlerden geçiyoruz. Bağdat’la Ankara’nın ilişkisi ne kadar iyi olursa Türkmenler o kadar huzurlu olurlar.”
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak’ta bütün kesimlerin güvenliği için Türkiye’nin her zaman Irak ile işbirliğine hazır olduğunu belirterek, “Irak’ın artık insan kaybetmeye tahammülü yok, bölgemizin de yok” dedi.
Davutoğlu, Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşad Salihi ile Dışişleri Bakanlığı Konutu’nda yaptığı görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
Bakan Davutoğlu, Irak Türkmen liderlerinin güvenliği konusunda telkinlerinin olup olmadığı sorusu üzerine, “Hiçbir ayrım gözetmeden ne zaman bir terör saldırısı olsa her zaman ambulans uçaklarımızla, hastane imkanlarımızla emirlerine amade olduğumuzu, bütün Irak’ın, hep dile getirdik” dedi. Davutoğlu, Türkmenlere dönük saldırılarla ilgili alınabilecek tedbirler konusunda hep Türkmenlerle beraber olduklarını söyledi.
Irak Türkmen Cephesi Genel Başkan Yardımcısı Ali Haşim Muhtaroğlu’nu rahmetle anan Davutoğlu, “Kendisi yiğit bir Türkmendi, yiğit bir Iraklıydı ve bu mücadele konusundaki en kritik yerlerde, güvenliğin en az olduğu Tuzhurmatu’da yiğitçe bu güvenlik şartlarına rağmen her yere gidilebileceğini gösterecek şekilde gitmişti ve orada şehit oldu” diye konuştu.
“Irak’ın artık insan kaybetmeye tahammülü yok, bölgemizin de yok” diyen Davutoğlu, bu anlamda Türkiye olarak ne katkı yapılabilirse bu katkıları yapmaya hazır olduklarını söyledi.
Irak Türkmen Cephesi Başkanı Salihi ise Irak Türkmen lider kadrosunun fiilen hedef alınmasının yanında Türkmen toplumunun da hedef alındığını belirterek, “Bunun da şahidi; Tuzhurmatu, Yengice, Telafer, Diyala iline bağlı Kızlarbat nahiyesi de hedef haline getirilmiştir” diye konuştu.
Salihi, Irak’ta Türkmenlere yönelik menfur saldırıların kınanmakla bitmediğini, Irak hükümetine ve emniyet birimlerine de sorumluluk düştüğünü ifade etti.
Salihi, Irak’taki saldırıların bir an evvel bitmesinin arzuladıklarını ve Türkmenler için ister Irak parlamentosunda olsun, ister ilgili makamlar nezdinde olsun herkese tedbir alınması konusunu ilettiklerini ve herkesin destek vermesini istemeye devam edeceklerini vurguladı.
– Davutoğlu’nun Ermenistan ziyareti –
Ermenistan’ın başkenti Erivan’a yapacağı ziyaretle ilgili bir soru üzerine de Davutoğlu, Karadeniz Ekonomik İşbirliği toplantısı çerçevesinde 12 Aralık’ta Erivan’a gideceğini belirterek, şunları söyledi:
“Tabii bu ziyaretlerde çok taraflı bir toplantı da olsa, her zaman ikili görüşme imkanları da olur hem ev sahibi bakanla hem diğer bakanlarla veya katılanlarla. Tabii şu anda bu gezinin detayları planlanmadı. Dün ilan ettik, bugün itibarıyla resmi olarak katılacağımız bilgisi iletildi. Programın detayları bir hafta içerisinde netleşecek. Biz her zaman zaten daha önce de birçok kereler Ermenistan Dışişleri Bakanı ile görüştük, her zaman da görüşürüz. Bundan sonra da Güney Kafkasya’da barış yönünde atılacak adımlar hususunda herkesle her yerde görüşmeye hazırız.”
– Suriyeli gruplarla görüşme –
Bir İngiliz gazetesinin İngiltere, ABD, Katar ve Türkiye’den yetkililerin Ankara’da Suriyeli muhaliflerden bazı gruplarla “yüz yüze görüşmelerde” bulunduğu iddiasının sorulması üzerine ise Bakan Davutoğlu, “Uluslararası terör örgütleriyle irtibatlı ve Suriyeli olmayan kesimlere karşı hep ve her zaman bir mesafe içinde olduk” dedi.
Davutoğlu, şunları kaydetti:
“Buna mukabil Suriyeli olup da kendi şehrinin, köyünün ve halkının savunması için çaba sarf eden gruplara ve kesimlere de özellikle de Suriye’yi birliği ve bütünlüğü içinde düşünen başta Selim İdris olmak üzere, Suriye Ulusal Koalisyonu ile irtibatlı olan unsurlarla her zaman irtibat halinde olundu. Çünkü zaten bunlar da Suriye ordusunun parçası olup, bu zulme dayanamadıkları için kaçmış, ayrılmış unsurlardır. Bunlar herhangi bir şekilde dışarıdan gelmiş unsurlar değil. Tabii bu dönem içinde çok sayıda grup ortaya çıktı.”
Cenevre Konferansına giderken Suriyeli muhalifler içinde birlik ve beraberliğin önemine değinen Davutoğlu, şöyle devam etti:
“Herkesin Cenevre Konferansı’na katılan Suriye Ulusal Koalisyonu’na destek vermesini istiyoruz. Yoksa Suriye Ulusal Koalisyonu’nun Cenevre-2 ‘de temsil kabiliyeti zayıflar. Dolayısıyla bunu böyle olağanüstü bir habermiş gibi yansıtmak doğru olmaz. Bu yürüyen bir süreçtir ve tüm tarafların da niyeti açıktır. Radikal, aşırı terör unsurları dışında herkesin ve tabii Şebbiha gibi rejim yanlısı terör unsurları dışında herkesin, Suriyeli olan herkesin bu sürece katılması yönünde çabalar olmuştur, bundan sonra da olur. Bunları sanki olağanüstü bir gelişme gibi yansıtmak doğru değil. Esas bu tür çabaların hedefi en geniş bir şekilde Cenevre 2 toplantısının yapılabilmesinin ve katılımın temini ve desteğin sağlanması yönünde yapılan çalışmalardır. Gazetenin bahsettiği toplantıyla ilgili söylemiyorum, o toplantıyı teyit etmek için söylemiyorum. Bu tür görüşmelerin doğallığını anlatmak için söylüyorum.”
Türkiye’nin herhangi bir aşırı faaliyetin ve terör faaliyetinin geçiş hattı gibi kullanılmasına izin vermeyeceklerini belirten Davutoğlu, “Bu yönde de güvenlik güçlerimiz, istihbarat birimlerimiz her türlü çalışmayı yapar. Ancak Türkiye’ye 34 milyon turistin geldiğini ve Türkiye’nin demokratik bir ülke olduğu gerçeğini de göz önünde bulundurduğunuzda burada uluslararası bir işbirliği önemli. Bütün muhataplarımıza hep şunu söyledik. Şüphelendiğiniz unsurlar varsa bunların ülkenizden çıkışına izin vermeyin. Şüphelendiğiniz unsurlar varsa istihbarat işbirliği yapın” diye konuştu.
Davutoğlu, son dönemde bu konudaki istihbarat işbirliğinin arttığını ifade ederek, “Eskiden beri gelen yoğun istihbari işbirliği zaten vardı” dedi ve şüphe unsuru ihtiva eden kesimlere, gruplara dönük bütün ülkelerle işbirliğinin sürdüğünü dile getirdi.
AA
