Site Rengi

DOLAR 7,9382
EURO 9,3905
ALTIN 485,777
BIST 1198,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Az Bulutlu

Bunlara emanet edilir mi?

18.10.2020
A+
A-

Savaştan çıkmış, yeni bir devlet kurmuş ülkemiz yokluk, yoksulluk günlerini saymazsak; 1960’ların ilk yıllarından itibaren ekonomisi iyi yönetilemeyen bir tablo arz etmiştir.

Demirel arkasında güçlü bir halk desteği ve tek başına iktidar olmasına rağmen 10 Ağustos 1970’de devalüasyona gitmek zorunda kalmıştı.

1973 seçimlerinden doğan CHP-MSP Koalisyonunda ise ipin ucu tamamen kaçırılmış, ücretlinin alım gücü birdenbire yarı yarıya düşmüştür. Gerçi CHP’nin idarede olduğu bir yapıda pınarların kuruması bile bizi şaşırtmazdı.

Bilahere Güneş Motel’den peydahlanan bir azınlık hükümeti Türkiye’yi “yokluk, kıtlık ve kuyruklar dönemi” diye adlandırılan berbat bir zaman kuşağının içine sokmuştur.

Ben bütün bu olumsuzluk ve kara günleri iliklerime kadar hissederek yaşadım. Masal anlatmıyorum açıkçası…

Özal’ın borçlanmayı ve tüketimi esas alan, altta kalanın canı çıksın anlayışıyla tedavüle soktuğu vahşi ve soğuk finans tercihi dertleri katmerlerken; yine bir sol koalisyonla birlikte alınan “5 Nisan kararları” ve yıkıntısıyla karşı karşıya kalmışmışlığımız oldu…

“21 Şubat” olgusu ise o günün hükümetinin kusuru değil, kırk yıllık birikintinin oluşturduğu infilak idi…

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin uzunca bir süre ezici çoğunlukla hükümet olduğu dönemlerde de ekonomik açmaz ve nakiselerden sıyrılamadığımıza tanıklık ettik…

Fakat bu noktada özellikle dikkatlerden kaçan çok önemli bir nokta var.

Parlementer sistemle iktidar olduğu dönemlerdeki AKP Hükümetlerinin ekonominin dümeninde konuşlanan isimleri kimlerdi? Şimdi neredeler?

Insan biraz haya eder, ekonomik sıkıntı nutukları sıkarken…

-Abdüllatif Şener hangi partide?

-Ali Babacan hangi mevzide?

-Mehmet Şimşek nerede?

Bunlar parlementer sistemin varlıklarına cevaz verdiği defolu kimlikler…

Şimdi onlarla kol kola bağırıyorsunuz “ekonomi kötü” diye…

Türkiye bu gün dört bir tarafıyla cebelleşiyor, yine de ortaya somut değerler koyarak yüz güldürüyor…

Dünyanın dizinin bağının çözüldüğü bir salgında dimdik ayakta kalmayı başarmış bir ülkeyiz…

Yeni sistemimiz ve genç Maliye Bakanımızla bu süreçten yüz akıyla çıkacağız evelAllah…

Çünkü, eksiklerine rağmen yeni sistemin bu günkü hükümetinde siyasal gailelerden daha çok samimiyet ve çalışma azmi gözlenmektedir…

Tasavvurlarının içini doldurmaktan uzak beyinler, bu günkü hükümetin yerine başka mevzidekileri ikameye çalışıyorlar da, “geçmişlerinde atıf yapacakları bir başarı hikayeleri var mı?” sorgulamasını bile yapmaktan acizler…

Şimdi soruyorum:
Bunlara memleketin idaresi emanet edilir mi?

Halil Kaya
Konya

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.