DOLAR 15,8935
EURO 16,8842
ALTIN 948,593
BIST 2394,5
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24°C
Gök Gürültülü

Arkaz: Tedbirleri öncelikle kendimiz almalıyız. Erken teşhis ile birçok kanserin tedavisi mümkün

Arkaz: Tedbirleri öncelikle kendimiz almalıyız. Erken teşhis ile birçok kanserin tedavisi mümkün
06.04.2022
A+
A-

MHP İstanbul Milletvekili ve MYK Üyesi Adalet Komisyonu Üyesi Dr. Hayati Arkaz Meclis’te 1-7 Nisan Kanser Haftası vesilesiyle söz aldı.

MHP İstanbul Milletvekili ve MYK Üyesi Adalet Komisyonu Üyesi Dr. Hayati Arkaz, TBMM’deki konuşmasında şunları söyledi;

KANSERİN NEDENİNİN YÜZDE 90’I ÇEVRESEL FAKTÖRLERDİR

“1-7 Nisan Kanser Haftası vesilesiyle gündem dışı söz almış bulunuyorum. Genel Kurul’u ve Büyük Türk Milleti’ni saygıyla selamlıyorum.

Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu bereket olan Ramazan ayının hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.

Kanser; vücudun bir organ veya dokusunda beliren bazı hücrelerin, kontrolsüz ve düzensiz bir şekilde çoğalması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.

Çoğalan kanser hücreleri bir araya gelir ve tümörü oluştururlar. Tedavi edilmezse vücudun bütün bölümlerine kan yoluyla yayılır.

Hücre bozulmasına ve kanserli hücrelerin yayılmasına neden olan etkenlerin yüzde 10’u genetik, yüzde 90’ı çevresel faktörlerdir.

Tütün kullanımı, alkol tüketimi, depresyon, hareketsizlik, hava ve su kirliliği, obezite ve sağlıksız beslenme gibi durumlar kansere sebep olan başlıca nedenlerdir.

Kanser, ülkemizde 1970′li yıllarda, ölümcül hastalıklar arasında 4. sırada yer alırken; günümüzde ise kalp ve damar hastalıklarından sonra ikinci sıraya yükselmiştir.

Çünkü kanser, teknoloji geliştikçe etkisi artan; nüfus çoğaldıkça yaygınlaşan; kronik bir hastalıktır.

DSÖ’YE GÖRE, YILDA YAKLAŞIK 10 MİLYON İNSAN HAYATINI KAYBETMEKTEDİR

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Dünya’da yılda 18 milyon yeni kanser vakası görülmekte ve kanser sebebiyle yaklaşık 10 milyon insan hayatını kaybetmektedir.

Ülkemizde ise her yıl ortalama 200 bin yeni kanser vakası ortaya çıkmakta, yaklaşık 130 bin vatandaşımız kanser sebebiyle vefat etmektedir.

Yani bir günde yaklaşık 550 vatandaşımız kansere yakalanıyor ve 350 vatandaşımızı da kanserden kaybediyoruz. Ülkemizde her 5 erkekten bir tanesi, her 6 kadından bir tanesi kansere yakalanıyor.

Kanserin başlıca tedavi yolları: Ameliyat, Radyoterapi ve Kemoterapidir. Erken teşhiste cerrahi müdahale ile metastaz yapmamış kanser, kolaylıkla tedavi edilebilir. Aynı zamanda radyoterapi, hedefe yönelik ışınlama yöntemiyle kanser hücrelerini yok eder. Kemoterapi ilaç tedavisi anlamına gelmektedir. Kemoterapi ile kanser hücreleri bölünme esnasında yok edilir. Tedavi esnasında hastanın morali ve motivasyonu en önemli etkenlerden biridir.

En az yılda bir kere kanser taraması yaptırılmalıdır. Tarama ve Eğitim Merkezleri, Toplum Sağlığı Merkezleri, Sağlıklı Hayat Merkezleri, Aile Sağlığı Merkezleri ve mobil kanser tarama araçları, muayene olmak isteyen vatandaşlarımıza hizmet vermektedir. Ülkemizde uluslararası standartlara göre uygulanan muayene ve tedavilere her vatandaşımız kolayca ve ücret ödemeden ulaşabilmektedir.

TEDBİRLERİMİZİ KENDİMİZ ALMALIYIZ. ERKEN TEŞHİS İLE KANSERİN TEDAVİSİ MÜMKÜN!

Kanserden korunmak için ilk tedbirleri öncelikle kendimiz almalıyız. Erken teşhis ile birçok kanser türünün tedavisi mümkündür. Kanserde erken tanı; tedavi şansını artırır, tedaviyi kolaylaştırır, doku ve organ kaybını önler, en önemlisi hayat kurtarır. Kanserden korkmayalım, geç kalmaktan korkalım.

Bu vesileyle; kanserle ve bütün hastalıklarla mücadele eden hastalarımıza şifa diliyor; hekim meslektaşlarıma ve sağlık çalışanlarımıza şükranlarımı sunuyorum.

Konuşmama son vermeden önce;

Vefatının 25. yıldönümü vesilesiyle, Başbuğumuz Alparslan Türkeş Beyefendiyi rahmet, minnet, hasret ve özlem ile anıyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun.”

Kaynak: Türkgün

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.