Dolar 44,3470
Euro 51,4650
Altın 6.292,06
BİST 12.946,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 12°C
Çok Bulutlu
İstanbul
12°C
Çok Bulutlu
Çar 12°C
Per 14°C
Cum 19°C
Cts 15°C

ADAYLARIN FARKI

ADAYLARIN FARKI
05/07/2014 13:19
A+
A-

Türkiye’nin 12’nci Cumhurbaşkanı olmak isteyenler için adaylık müracaatı süresi tamamlandı. Seçime 3 adayla gidilecek. Adayların nasıl bir kampanya yürütecekleri hemen hemen şekillenirken, kimin ne dediğinin, nerede durduğunun ipuçları da geliyor.

Erdoğan ve Demirtaş’ın ortak noktası
Bütün dikkatler sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’na çevrilmiş durumdadır. Bunun sebebini biraz ayrıntılı değerlendirmekte fayda var. Diğer iki aday Recep Tayyip Erdoğan ve Selahattin Demirtaş yıllardır siyasetin içinde oldukları ve istisnasız her konuda fikir beyan ettikleri için, neyi hedeflediklerini, seçilmeleri durumunda ne yapacaklarını bu millet çok iyi biliyor. Zaten birbirlerini tamamlıyorlar. Partili olarak sürdürdükleri işbirliğini, aday olarak daha da ileri götürecekleri anlaşılıyor. Ortak noktaları bu devletle, bu Cumhuriyetle sorunlu olmalarıdır. Nitekim, adaylıklarını ilan etmeleri dahi bölücü güruhu çok sevindirmiş ve ümitlendirmiştir. Her ne kadar iki aday olarak ortaya çıkmış olsalar da Recep Tayyip Erdoğan ismi üzerinde mutabakat sağlayacakları anlaşılıyor. Bu mutabakatın neyin karşılığında sağlanacağını da AKP’nin icraatları, meclise sevk ettiği kanun tasarısı ve Selahattin Demirtaş’ın temsil ettiği PKK ve uzantılarının beyanları ortaya koyuyor.

Tutuklu KCK’lı kalmadı
İmralı canisinin talepleri arasında, PKK ve KCK tutuklularının salıverilmesi, dağdaki katillerin takibata uğramadan şehre indirilmesi, kendisiyle siyasi görüşmeler yapılması ve medya ile ilişki kurmasının sağlanması, son olarak da kendi durumunun gözden geçirilip serbest bırakılması vardı. Siyasi görüşme talebinin altında, özerklik ve federasyondan başlayan ve bölünmeye giden bir süreç için yapılacak pazarlıkların yattığı PKK uzantılarının son dönemdeki petrolden pas isteme ve referandum beyanlarından anlaşılıyor. PKK ve KCK tutuklularının salıverilmesi dayatması tamamen yerine getirilmiştir. Cezaevlerinde hemen hemen hiç KCK tutuklusu kalmadı.

Askeri hedef gösterip PKK’yı akladılar
Burada dikkatten kaçırılmaması gereken husus, Balyoz ve Ergenekon davalarındaki gelişmelerle KCK ve PKK’lı tutukluların serbest bırakılması sürecinin nasıl paralel gittiğidir. Terörle mücadele etmiş kahraman komutanların terörist muamelesiyle niçin toplanıp içeri tıkıldıkları, şimdi çok daha iyi anlaşılıyor. Türk askerini hedef gösterip PKK’yı akladılar. Kahraman komutanları, bölücü hainlere malzeme yaptılar. MHP, bu kirli kumpası daha ilk hamlede fark edip, Türk milletini uyarmıştır. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli bir defa daha haklı çıktı, bir defa daha oynanan oyunu, kurulan tezgahı çok önceden ifşa etti. Son hamleleri Engin Alan ismi üzerinden bir genel affa zemin hazırlamaktı ve MHP yine oyunu bozdu. O davaların savcısı olduğunu söyleyenlerin, sonradan dönüp “kumpas” kurulduğunu itiraf etmeleri tam bir suçüstü halidir.

Meclisteki tasarının önemi
Gelinen noktada ibret verecek biçimde her şeyi ortaya koyuyor. Balyoz ve Ergenekon kumpasları kurulmuş, arkadan PKK ve KCK tutukluları salıverilmiştir. Meclis’te şu anda bulunan kanun tasarısı ile de dağdaki eli silahlı katillere af getirilmektedir. Tasarının kanunlaşması halinde eşkıya güruhu şehre inecek ve zaten ülkenin bir bölümünde oluşturulmuş olan fiili durum bu katiller marifetiyle daha da ileri götürülecektir. Bu kadarla da kalmayacak başta İmralı canisi olmak üzere Kan dilliler ve diğer yönetim kadrosu ile Ankara’da şeref masaları kurulup pazarlıklar yapılacak ve bu ihanetten dolayı hiç kimse suçlanamayacaktır. O pazarlık masalarında nelerin konuşulacağını, İmralı canisinin daha önce hazırlayıp ellerine verdiği yol haritası ve BDP milletvekilleriyle yaptığı görüşmenin bir gazetede yayınlanan tutanakları çok net ortaya koyuyor. Kaldı ki siyasi uzantıları daha şimdiden harekete geçmişlerdir. Bölge petrollerinden pay almak için meclise kanun teklifi verilmiş, Barzani ihanetine paralel olarak referanduma gitme talepleri yüksek sesle dile getirilmiştir. Yine gözden kaçırılmaması gereken bir nokta da Barzani ihanetiyle PKK ihanetinin nasıl birbirlerini tamamladıkları ve her ikisinin de bu noktalara AKP sayesinde ulaştıklarıdır.

İsrail ve AKP aynı çizgide
Bu sicil Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması durumunda ülkeyi nelerin beklediğini de çok net ortaya koyuyor. Aklı başında olan herkesin bilip söylediği gibi, Erdoğan’ın eğer çok az da olsa bir seçilme şansı olacaksa, bu PKK uzantıları ile yapacağı işbirliği ile mümkündür. Bu işbirliğinin şartları da, bebek katilinin serbest bırakılması ve dışarıda Barzani ihanetine bağlı olarak kurulacak Kürt devletinin tanınması, içeride bölünme taleplerinin karşılanması ve bebek katilinin serbest bırakılmasıdır. Başka türlü hiçbir şekilde Erdoğan’ın seçilme ihtimali yoktur. Bu durum Erdoğan’ın AKP’yi kontrolde tutma çabaları ve fiili başkanlık sistemi oluşturma hesaplarının izahını son derece kolaylaştırıyor. Şu tesadüfe bakınız ki, bütün bu gelişmelerden son derece memnun olduğunu ve kurulacak Kürt devletinden rahatsız olmayacağını söyleyenlerin birisi AKP sözcüsü Hüseyin Çelik, diğeri de İsrail devletidir.

Vatan borcu
Bu tablo sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nun seçilmesinin ne kadar hayati olduğunu belgeliyor. Onun için bütün dikkatler sayın İhsanoğlu’na çevrilmiştir. Onun için sayın İhsanoğlu’nun seçilmesi bu ülkenin varlığı ve birliği için bir mihenk oluşturmaktadır. Sözün kısası yarış Erdoğan ve İhsanoğlu arasında değil, ülkenin varlığının ve birliğinin devam edip etmeyeceği noktasındadır. Bu ülkenin varlığını, birliğini, ay-yıldızlı bayrağın dalgalanmasını, bu devletin yükselmesini ve yücelmesini, bu milletin bölünmez bütünlüğünü isteyen herkes için tek çıkış yolu kalmıştır. Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nu oy vermek, bir vatan borcu haline gelmiştir.

 

ORHAN KARATAŞ/ORTADOĞU