MHP’li Yıldız Yargılamaların Süresine Dikkat Çekti: “Geç Gelen Adalet, Adalet Değildir”
MHP’li Yıldız Yargılamaların Süresine Dikkat Çekti: “Geç Gelen Adalet, Adalet Değildir”
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, yargı sistemindeki aksaklıklara ve adaletin zamanında tecelli etmesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Yıldız, yargılamaların makul sürede tamamlanması ve adil yargılanma hakkının korunması gerektiğine dikkat çekerek, ceza davalarının uzun sürmesine ilişkin yasal düzenleme çağrısı yaptı.
Adalet Hizmetlerinin İşleyişi
Feti Yıldız, adalet hizmetlerinin işleyişi üzerine değerlendirmelerde bulunurken, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunmaz” sözünü hatırlattı. Bu sözün, bağımsız ve etkin bir yargı sisteminin önemini vurguladığını belirten Yıldız, Cumhuriyet’in ilanından sonraki hukuk reformlarının Hukuk Devleti’ne geçişte önemli bir rol oynadığını ifade etti.
Yargılamaların Süresi ve Adaletin Zamanında Tecelli Etmesi
Yıldız, “Geç gelen adalet, adalet değildir” sözünün altını çizerek, yargılamaların ve hak arama süreçlerinin zamanında tamamlanması gerektiğini belirtti. Bu durumun, vatandaşların adalet hizmetlerinden memnuniyetini artırmada ve davaları makul sürede sonuçlandırmada ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Yıldız’ın bu açıklamaları, yargı sisteminde hız ve etkinliğin artırılması gerektiğine işaret ederken, adaletin zamanında tecelli etmesinin toplum için ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız açıklamasında şu ifadeleri kaydetti:
Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunmaz diyen Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti´nin ilânından sonra her alanda olduğu gibi, hukuk alanında da yeni düzenlemeler yapılması talimatı vermiş ve bu çerçevede Türk Medenî Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Usûlü Kanunu, Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu, İcra ve İflâs Kanunu, Deniz Ticareti Kanunu çıkartılmıştır. Bu düzenlemelerin sonucunda Hukuk Devleti’ne geçilmiştir. “Geç gelen adalet, adalet değildir” sözü, yargılamanın ve hak arama sürecinin zamanında tamamlanması gerektiğini anlatan önemli bir hukuk ve adalet deyişidir. Yargılamaların makul sürede sonuçlanmasını sağlamak ve vatandaşlarımızın yargı hizmetlerinden memnuniyetini artırmak hepimizin görevidir.
Avrupa ülkeleriyle yargılama sürelerini karşılaştırdı
İdari yargı ilk derece mahkemelerinde ortalama görülme süresi ülkemizde 168 gündür. Bu süre Fransa’da 314,
Almanya’da 408, İtalya’da 574 gündür. İstinafta ortalama görülme süremiz 136 gün iken İspanya’da 325,
Fransa’da 329, Almanya’da 460 gündür. Hukuk mahkemelerinde çekişmeli davalarda ortalama görülme süresi ülkemizde 397 gündür. Bu süre Fransa’da 333, İspanya’da 359, İtalya’da 540 gündür. Adli istinafta ortalama görülme süremiz 373 gün iken İspanya’da 343, Almanya’da 391, Fransa’da 489, İtalya’da 753 gündür. Ceza mahkemelerinde ortalama görülme süresi ülkemizde 228 gündür. Bu süre İspanya’da 203, İtalya’da 355 gündür. İstinafta ortalama görülme süresi 226 gün iken Hollanda’da 295, Fransa’da 366, İtalya’da 750 gündür. Görüldüğü üzere nüfus veya iş yükü dikkate alındığında bize yakın Avrupa ülkelerinden daha olumlu bir tabloya sahip olduğumuz söylenebilir.
“Yargılamaların kısaltılması için yasal düzenlemeler yapılmalı”
Ancak bu süreleri daha da kısaltmak için yasal düzenlemeler yapılmalıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, kovuşturma aşamasında tek duruşma prensibini, yani ara verilmeksizin duruşmanın devam ettirilerek hüküm verilmesini benimsemiştir. Ancak, zorunlu hallerde davanın makul sürede sonuçlandırılmasını olanaklı kılacak surette duruşmaya ara verilebilir. Uygulamada ceza davasının tek duruşmada bitirilmesi mümkün olmamakta, hatta onlarca duruşma yapılan uzun yargılamalar nedeniyle adil yargılanma hakkı ihlal edilmektedir. Soyut ifadelerden ibaret olan ceza adalet sistemine göre somut olayları değerlendiren uygulayıcıların mevzuatı iyi bilmesi ve insan hakları konusunda duyarlı olması şarttır.
Mesela: Bir soruşturma ve kovuşturmada, tutuklamanın amacına hak ve hürriyetlere daha az müdahale içeren bir tedbirle ulaşılıyorsa bununla yetinilmelidir.
Kaynak: Türkgün