Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden Türkiye’ye Müdahale Çağrısı
# Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nden Türkiye’ye Müdahale Çağrısı
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) arasında yapılması planlanan doğal gaz boru hattı projesini Birleşmiş Milletler’e (BM) şikayet etti. Rum yönetimi, projenin “yasa dışı” ilan edilip durdurulmasını talep ediyor.
Projenin BM’ye Taşınması
Rum basınında çıkan haberlere göre, GKRY’nin BM Daimi Temsilcisi Maria Michael, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e bir mektup göndererek, Türkiye ile KKTC arasında deniz altından çift yönlü doğal gaz boru hattı kurulmasına ilişkin imzalanan mutabakatı şikayet etti. Michael, KKTC’yi “tanınmayan ayrılıkçı oluşum” olarak nitelendirirken, projeyi “yasa dışı” ve “geçersiz” olarak tanımladı.
Egemenlik İhlali İddiası
Michael, projenin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğinin ihlali olduğunu öne sürerek, Türkiye’nin KKTC topraklarını ana karaya kalıcı biçimde bağlayacak bir stratejik altyapı oluşturmayı hedeflediğini savundu. Rum tarafı, boru hattının ve projeyle bağlantılı kara ve deniz altyapısının kendi izni olmadan inşa edilemeyeceğini iddia etti.
Oruç Reis ve NAVTEX
Mektupta ayrıca, Türkiye’nin 21 Temmuz 2026’da yayımladığı NAVTEX’e de yer verildi. Burada Oruç Reis ve diğer gemilerin doğal gaz boru hattı projesi kapsamında ön araştırma faaliyetlerinde görevlendirileceği belirtildi. Rum tarafı, projenin ilerleyen aşamalarında kendi karasuları ve Münhasır Ekonomik Bölgesi (MEB) olarak kabul ettiği alanların etkilenebileceğini ileri sürdü.
Guterres’e Müdahale Talebi
Rum yönetimi, BM Genel Sekreteri Guterres’ten Türkiye’nin projeden vazgeçmesi ve ilgili faaliyetlerin durdurulması yönünde girişimde bulunmasını talep etti. Ayrıca, mektubun BM Genel Kurulu belgesi olarak dağıtılmasını ve BM Okyanus İşleri ve Deniz Hukuku Bölümü’nün internet sitesinde yayımlanmasını istedi. Rum tarafı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de gerçekleştirdiği sondaj ve sismik araştırma faaliyetlerini de gündeme taşıdı.
Bu gelişmeler, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları üzerindeki gerilimi artırabilecek nitelikte görünüyor. Türkiye’nin bu konudaki tutumu ve uluslararası hukuka ilişkin argümanları, bölgedeki gelişmelerin seyrini belirleyecek önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Kaynak: Türkgün / / İhlas haber Ajansı/