Dolar 48,0206
Euro 56,1267
Altın 7.107,39
BİST 14.514,82
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Az Bulutlu
İstanbul
30°C
Az Bulutlu
Paz 31°C
Pts 31°C
Sal 31°C
Çar 30°C

MHP’li Feti Yıldız’dan Önemli Hukuki Uyarı: Savunma Hakkı ve İftira Suçu

MHP’li Feti Yıldız’dan Önemli Hukuki Uyarı: Savunma Hakkı ve İftira Suçu
23/08/2026 01:41
A+
A-

# MHP’li Feti Yıldız’dan Önemli Hukuki Uyarı: Savunma Hakkı ve İftira Suçu

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, ceza muhakemesi hukukunda savunma hakkı, susma hakkı ve iftira suçunun sınırlarına dair önemli bir hukuki değerlendirme paylaştı. Sosyal medya üzerinden “Meraklısına notlar” başlığı altında yapılan bu paylaşım, hukukun önemli bir ilkesine dikkat çekiyor: Savunma hakkı, başkasına iftira atma özgürlüğü vermez.

Ceza Muhakemesinde Savunma ve Susma Hakkı

 

Feti Yıldız’ın açıklamalarına göre, ceza muhakemesinde şüpheli veya sanık olan kişi, soruşturma ve kovuşturma safhasında susma hakkına sahiptir (CMK. m.147/1 (e)). Ayrıca, şüpheli veya sanık, kimliği dışındaki konular hakkında doğru söylemek zorunda değildir (CMK. m.147/1 (a)). Ancak bu durum, şüpheli veya sanığın yalan söyleme hakkına veya başkalarına asılsız suç isnat etme hakkına sahip olduğu anlamına gelmez.

Savunma Dokunulmazlığının Sınırları

 

Yıldız, savunma dokunulmazlığının sınırlarının aşılması durumunda, iftira suçundan sorumlu tutulmanın hukukun gereği olduğunu vurguluyor. Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2019/1089 sayılı kararına atıf yaparak, iddia ve savunma dokunulmazlığının, şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde serbestçe haklarını iddia edebilmeleri veya savunabilmeleri için güvence altına alındığını belirtiyor.

İddiaların Uyuşmazlıkla İlişkisi

 

İddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişilere karşı somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler yapılabilir. Ancak bu değerlendirmeler ve isnatlar, maddi uyuşmazlıkla ilişkili olmalıdır. Maddi uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar, gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından söz edilemez. Bu tür isnatlar ve olumsuz değerlendirmeler hakaret veya iftira suçu oluşturabilir.

Feti Yıldız’ın bu açıklamaları, ceza muhakemesi sürecinde hakların doğru bir şekilde anlaşılması ve kullanılması gerektiğini ve savunma hakkının, hukukun çizdiği sınırlar içinde kalması gerektiğini açıkça ortaya koyuyor.

Meraklısına notlar:

Ceza muhakemesinde soruşturma ve kovuşturma safhasında ifadesi alınan şüpheli ya da sanık olan kişi susma hakkına sahiptir.
(CMK. m.147/1 (e))

Şüpheli veya sanık kimliği dışındaki konularda doğru söylemek zorunda değildir. (CMK. m.147/1 (a))

Fakat bu kuraldan hareket ederek şüpheli ya da sanığın yalan söyleme hakkından ve bu kavram genişletilerek “başkalarına asılsız suç isnat etme hakkından” bahsedilemez.

Bu itibarla, şüpheli ya da sanık kendisine isnat edilen eylemle ilgili olarak yalan söyleyebilir ve bundan dolayı herhangi bir sorumluluk kendisine yüklenmez.

Ancak;

Savunma dokunulmazlığının sınırlarını aşarak bir başkasına iftira ederse iftira suçundan sorumlu tutulması hukukun gereğidir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/1089 sayılı kararında ;

“TCK’nın 128. maddesinde düzenlenen ve Anayasanın 36. maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder.
Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır.

Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür.

Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçu oluşturur .

İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır.
Maddi uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez.

Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir…”

Kaynak: Türkgün

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.