Dolar 48,0206
Euro 56,1267
Altın 7.107,39
BİST 14.514,82
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 30°C
Az Bulutlu
İstanbul
30°C
Az Bulutlu
Paz 31°C
Pts 31°C
Sal 31°C
Çar 30°C

Marmara’daki Sarsıntılar Büyük Depremin Habercisi mi?

Marmara’daki Sarsıntılar Büyük Depremin Habercisi mi?
20/08/2026 18:29
A+
A-

# Marmara’daki Sarsıntılar Büyük Depremin Habercisi mi?

Büyükada açıklarında meydana gelen küçük çaplı sarsıntılar, İstanbul depremi endişesini yeniden gündeme getirirken, yerbilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Mikro Depremler ve Büyük Deprem İlişkisi

 

Son günlerde Büyükada açıklarında meydana gelen 2,3 ve 3,2 büyüklüğündeki depremler, Marmara Denizi’ndeki fay hareketliliği tartışmalarını tekrar alevlendirdi. Bu sarsıntıların ardından olası büyük İstanbul depremine dair sorular artarken, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy mikro depremlerin büyük bir depremin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirtti. Üşümezsoy, ana fay hattında olağan dışı bir hareketlilik olmadığını vurgulayarak, bölgedeki sismik hareketlerin yakından takip edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Büyükada Çevresindeki Faylar Üzerine Değerlendirme

 

Prof. Dr. Üşümezsoy, Büyükada ve çevresindeki fay yapısına dair de açıklamalarda bulundu. Adalar fayının uzun süredir aktif olmayan, yaşlı bir yapı olduğunu dile getiren Üşümezsoy, bu faydan yıkıcı büyüklükte bir deprem beklemediğini söyledi. Üşümezsoy, son sarsıntıların bu fay yapısı göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerektiğini, Büyükada çevresindeki hareketlerin doğrudan Adalar fayından kaynaklanmadığını savundu.

Sarsıntıların Kaynağı: Farklı Fay Segmentleri

 

Prof. Dr. Üşümezsoy’un değerlendirmesine göre, Büyükada’nın güneyinde meydana gelen hareketlilik doğrudan Adalar fayından kaynaklanmıyor. Bu sarsıntılar, ana fay sistemini farklı yönlerde kesen daha küçük fay segmentleri üzerinde meydana geliyor.

“Birikmiş Stresin Boşalması”

 

Üşümezsoy, bölgedeki ikincil ve üçüncül fayların büyük ve yıkıcı bir deprem oluşturabilecek ölçekte gerilim biriktirmediğini belirtti. Yaşanan hareketliliğin daha önce birikmiş stresin küçük çaplı boşalması olarak değerlendirilebileceğini söyledi. Ayrıca, son depremlerin bölge için daha önce hazırlanan fay haritalarıyla uyumlu olduğunu ifade etti ve 1999 Marmara Depremi’nin ardından da benzer nitelikte küçük sarsıntıların kaydedildiğini hatırlattı.

Mikro Depremler ve İstanbul Depremi Beklentisi

 

Büyükada açıklarındaki sarsıntıların olağan fay hareketleri kapsamında ele alınması gerektiğini belirten Üşümezsoy, mikro depremlerin tek başına farklı bir deprem senaryosunun işareti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Büyükada açıklarında meydana gelen 2,2 ve 3,0 büyüklüğündeki depremlerin kamuoyunda yeniden İstanbul depremi beklentisi oluşturduğunu belirten Üşümezsoy, bu sarsıntıların bilimsel açıdan tek başına orta veya büyük bir depremin yakın olduğuna dair güvenilir bir gösterge olmadığını ifade etti.

Kaynak: Türkgün

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.