Dolar 47,3323
Euro 53,8589
Altın 6.168,06
BİST 13.943,87
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Az Bulutlu
İstanbul
27°C
Az Bulutlu
Cts 23°C
Paz 27°C
Pts 30°C
Sal 31°C

Peynir Fabrikasından Çevreye Kirli Darbe

Peynir Fabrikasından Çevreye Kirli Darbe
25/07/2026 01:33 | Son Güncellenme: 25/07/2026 01:34
A+
A-

#Peynir Fabrikasından Çevreye Kirli Darbe: Gizli Tünel Deşifre Oldu

Sakarya’nın Hendek ilçesinde bulunan Hendek 2. Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bir peynir üretim fabrikasına yönelik yapılan denetimlerde, çevre mevzuatına aykırı ciddi bir atık su deşarjı tespit edildi. Fabrikanın üretim süreçlerinden kaynaklanan arıtılmamış endüstriyel atık suların, izinsiz şekilde oluşturulan kaçak bir hat üzerinden kanalizasyon sistemine aktarıldığı belirlendi.

Denetimlerin odak noktası, bölgede çevresel kirlilik yükü artan Dinsiz Deresi oldu. Deredeki kirlilik şüphesinin araştırılması sonucunda, peynir üretim tesisinden kaynaklanan atık suların mevzuata uygun arıtma süreçlerinden geçirilmeden kanalizasyon altyapısına verildiği ortaya çıkarıldı.

Yapılan incelemelerde, yer altında izinsiz ve mevzuata aykırı biçimde inşa edilen gizli bir depo ile bu depodan kanalizasyon hattına uzanan kaçak bağlantı tespit edildi. Söz konusu yapı ve hat, endüstriyel atık suların denetim mekanizmalarından kaçırılarak doğrudan kanalizasyon sistemine karıştırılması amacıyla kullanıldı.

Tespit Edilen Usulsüzlükler

 

Denetim ekiplerinin sahada yaptığı çalışmalar sonucunda birden fazla çevresel ve altyapısal usulsüzlük belirlendi:

  • Peynir üretiminden kaynaklanan endüstriyel atık suların arıtılmadan tahliye edilmesi
  • Atık suların kaçak hatla kanalizasyon sistemine bağlanması
  • Yer altında izinsiz ve mevzuata aykırı gizli depo inşa edilmesi
  • Kanalizasyon altyapısına yetkisiz müdahalede bulunulması
  • Çevresel kirlilik yükünün Dinsiz Deresi üzerinde artmasına neden olunması
  • Atık su yönetimi, çevre koruma ve altyapı kullanımına ilişkin kuralların ihlal edilmesi
  • Fabrika faaliyetlerinden doğan kirletici yükün kontrolsüz biçimde alıcı ortama taşınmasına zemin hazırlanması

Tespit edilen yapı, yalnızca teknik bir altyapı ihlali olarak değil, çevre güvenliğini ve kamusal altyapı düzenini doğrudan tehdit eden bir uygulama olarak değerlendirildi. Gizli depo ve kaçak bağlantı, atık suyun izlenebilirliğini ortadan kaldıran, denetim süreçlerini etkisizleştiren ve kirlilik riskini artıran unsurlar arasında yer aldı.

Denetim Süreci

 

Denetim çalışmaları, çevresel kirlilik şüphesinin değerlendirilmesi ve Dinsiz Deresi üzerindeki kirlilik yükünün kaynağının araştırılması amacıyla yürütüldü. Sürece birden fazla kurum ve teknik ekip dahil oldu.

Denetimlerde görev alan ekipler:

  • Sakarya İl Jandarma Komutanlığı
  • Hendek İlçe Jandarma Komutanlığı
  • Çevre-Doğa-Hayvanları Koruma Timi
  • SASKİ ekipleri

SASKİ tarafından yürütülen teknik incelemelerde kanalizasyon altyapısı ve bağlantı noktaları ayrıntılı biçimde kontrol edildi. Denetimlerde kullanılan ekipmanlar şunlardı:

  • 3 vidanjör
  • 1 kanal aracı
  • 2 kanal görüntüleme cihazı

Kanal görüntüleme cihazlarıyla yapılan incelemelerde, kanalizasyon sistemine mevzuata aykırı şekilde bağlanan kaçak hattın varlığı tespit edildi. Vidanjör ve kanal aracı desteğiyle yer altı bağlantıları, depo alanı ve atık su akış yönü incelendi. Yapılan çalışma sonucunda fabrikanın atık sularını gizli depo üzerinden kanalizasyona aktardığı belirlendi.

Denetim süreci, çevre kirliliğinin kaynağına ulaşılması açısından kurumlar arası koordinasyonun önemini ortaya koydu. Jandarma birimleri tarafından güvenlik ve adli süreç boyutu yürütülürken, SASKİ ekipleri teknik altyapı incelemelerini gerçekleştirdi. Çevre-Doğa-Hayvanları Koruma Timi ise olayın ekolojik etkilerinin değerlendirilmesi ve çevre suçuna ilişkin tespitlerin kayıt altına alınması sürecinde görev aldı.

Uygulanan Cezalar ve Hukuki İşlemler

 

Tespit edilen usulsüzlükler üzerine SASKİ tarafından fabrikaya 2 milyon 153 bin TL idari para cezası uygulandı. Ceza, kanalizasyon altyapısına izinsiz bağlantı yapılması, endüstriyel atık suların arıtılmadan sisteme verilmesi ve çevre mevzuatına aykırı faaliyetler nedeniyle kesildi.

Olay yalnızca idari yaptırımla sınırlı kalmadı. Cumhuriyet Savcılığı talimatıyla “çevrenin kasten kirletilmesi” suçu kapsamında adli tahkikat başlatıldı. Bu kapsamda olayın cezai sorumluluk boyutu, yetkili makamlar tarafından soruşturma sürecine alındı.

Hukuki süreçte öne çıkan başlıklar:

  • Kaçak altyapı bağlantısının kimler tarafından kurulduğunun belirlenmesi
  • Gizli deponun inşa süreci ve kullanım amacının araştırılması
  • Endüstriyel atık suyun hangi süre boyunca arıtılmadan deşarj edildiğinin tespiti
  • Çevresel zararın kapsamının belirlenmesi
  • Sorumlu kişi veya işletme yetkilileri hakkında adli işlem yürütülmesi
  • Mevzuata aykırı yapı ve bağlantıların ortadan kaldırılması

“Çevrenin kasten kirletilmesi” suçu, çevresel değerlerin bilinçli biçimde zarar görmesine yol açan eylemleri kapsayan ciddi bir suç niteliği taşır. Bu nedenle olay, yalnızca bir işletme ihlali değil, kamu sağlığını, doğal yaşamı ve su kaynaklarını ilgilendiren bir çevre suçu olarak ele alındı.

Çevresel Etkileri

 

Peynir üretimi yapan tesislerden kaynaklanan endüstriyel atık sular, yüksek organik yük, yağ, protein, askıda katı madde ve çeşitli kirletici bileşenler içerebilir. Bu tür atık suların arıtılmadan kanalizasyon sistemine veya dolaylı olarak doğal su kaynaklarına ulaşması, ciddi çevresel sonuçlar doğurabilir.

Dinsiz Deresi’nin kirlilik yükünün artması, olayın çevresel açıdan en önemli göstergelerinden biri olarak öne çıktı. Arıtılmamış endüstriyel atık suların kontrolsüz biçimde sisteme verilmesi, dere ekosistemi üzerinde baskı oluşturabilir.

Olası çevresel etkiler şunlardır:

  • Sudaki çözünmüş oksijen seviyesinin azalması
  • Dere ekosisteminde balıklar ve sucul canlılar için yaşam koşullarının bozulması
  • Kötü koku oluşumu
  • Organik kirlilik yükünün artması
  • Mikroorganizma faaliyetlerinin yoğunlaşması
  • Kanalizasyon altyapısında tıkanma, aşınma ve işletme sorunları oluşması
  • Arıtma tesislerinin kapasite ve verimliliğinin olumsuz etkilenmesi
  • Yerel su kaynaklarının kirlenme riskinin artması
  • Toprak ve yer altı suyu kalitesi üzerinde dolaylı risklerin oluşması

Endüstriyel atık suların arıtılmadan deşarj edilmesi, yalnızca belirli bir noktadaki kirlilik sorunu olarak değerlendirilmemelidir. Bu tür ihlaller, su döngüsünün farklı aşamalarını etkileyebilen zincirleme sonuçlar doğurur. Kanalizasyon sistemine kontrolsüz verilen kirleticiler, altyapı sistemleri üzerinden daha geniş bir çevresel alana taşınabilir.

Bu olay, sanayi tesislerinde çevre yönetiminin yalnızca yasal bir zorunluluk değil, toplumsal ve ekolojik bir sorumluluk olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Üretim faaliyetlerinin sürdürülebilir biçimde yürütülmesi, atık suyun mevzuata uygun arıtılması, düzenli denetim yapılması ve çevresel etkilerin şeffaf biçimde izlenmesi büyük önem taşır.

Çevreyi koruma yükümlülüğü, sanayi üretiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Doğal su kaynaklarının kirletilmesi, yalnızca bugünün yaşam kalitesini değil, gelecek nesillerin sağlıklı çevrede yaşama hakkını da tehdit eder. Sakarya Hendek’te tespit edilen kaçak deşarj uygulaması, çevre denetimlerinin güçlendirilmesi, endüstriyel tesislerde sıkı atık su kontrolü sağlanması ve çevre suçlarına karşı caydırıcı yaptırımların uygulanması gerektiğini açık biçimde göstermektedir.

Kaynak:  Türkgün  İHA

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.