19 Mayıs, yurdun dört bir yanında coşkuyla kutlanıyor
19 Mayıs coşkuyla kutlanıyor
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, yurdun dört bir yanında coşkuyla kutlanıyor.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, 81 ilden gelen temsilci gençler, milli sporcular ve beraberindeki heyetle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında Anıtkabir’de düzenlenen törene katıldı.
Bakan Aşkın Bak başkanlığındaki heyet, Aslanlı Yol’dan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine geldi. Bakan Bak’ın, mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Misak-ı Milli Kulesi’ne geçen bakan Bak, Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, deftere şunları kaydetti:
“106 yıl önce Samsun’da yaktığınız İstiklal meşalesi, bugün bu topraklarda birlik, huzur ve umut olarak yaşamaktadır. Kardeşliğini her geçen gün daha da pekiştirmiş, birliğini güçlendirmiş Türkiye Cumhuriyeti, yarınlara da bu ruhla yürümektedir. Bugün, geçmişin hatırasına sadakatle bağlı, yarının inşasında kilit rol oynayan gençlerimiz bilimde, sanatta, sporda, teknolojide ülkesini en ileriye taşıma azmindedir. Türkiye’nin gücü gençliğidir ve bu güç, Türkiye Yüzyılı vizyonunun taşıyıcısıdır. Emanetiniz emin ellerdedir. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız vesilesiyle bir kez daha zat-ı âlinizi, silah arkadaşlarınızı ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve hürmetle yâd ediyoruz. Ruhunuz şad olsun.”
İstanbul
Taksim Cumhuriyet Anıtı’nda düzenlenen törene, İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, Gençlik ve Spor İl Müdürü Muhittin Özbay, bazı siyasi partilerin temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.
Özbay’ın, Taksim Cumhuriyet Anıtı’na çelenk sunduğu törende, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Törenin ardından siyasi partiler ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri de anıtın önüne çelenk bıraktı.
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da düşmanın dört koldan sardığı yurdu kurtuluşa götürmek için Samsun’a çıkıp Milli Mücadele’yi başlatmasının üzerinden tam 106 yıl geçti. İşte o şanlı zaferin öyküsü…
Mondros Mütarekesi’nin 30 Ekim 1918’de imzalanmasından sonra İzmir’i Yunanlılar, Adana’yı Fransızlar, Antalya ve Konya’yı İtalyanlar işgal etti.
Urfa, Maraş, Antep, Merzifon ve Samsun’a İngiliz askerleri çıktı, İngiliz Donanması 13 Kasım 1918’de İstanbul önlerine demir attı.
Vatan toprağını korumak için yıllarını cephelerde geçiren, Yıldırım Orduları Grup Komutanlığından 3 Kasım 1918’de İstanbul’a dönen Mustafa Kemal, yurdun kurtulması için harekete geçti.
Samsun ve çevresindeki Rumlar, 17-18 Mart 1919’da Samsun’a asker çıkaran İngilizlerin de desteğiyle çete baskınları yapıp kargaşa çıkararak, Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesi gereği bölgeyi İtilaf Devletlerinin işgaline açmak istiyordu.
Bu gelişmeler üzerine Türk halkı kendini savunmak için teşkilatlanmaya, can ve mal güvenliklerini korumaya çalışınca bu durumdan endişe eden İngiliz Yüksek Komiserliği ve Karadeniz Ordusu Başkumandanlığı, 21 Nisan 1919’da İstanbul Hükümeti’ne nota vererek, bölgedeki gerilimin yatıştırılmasını, Rumlara karşı yapılan sözde saldırıların önlenmesini talep etti.
Bölgede asayişi sağlaması için 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirilen Mustafa Kemal, İzmir’in işgal edildiği 15 Mayıs 1919’un ertesi günü, Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan yola çıktı.
Mustafa Kemal ve arkadaşları, Samsun’a ilk adımlarını 19 Mayıs’ta Reji İskelesi’nden attı. Birinci Dünya Savaşı’nda Ruslar tarafından kentin bütün iskeleleri bombalanmış ancak sadece Fransızlara ait Reji (Tekel idaresi) İskelesi sağlam kalmıştı. Fransızlar o dönemde Samsun’da kurulu bir fabrikada sigara üretiyordu. İskelenin adı bu nedenle “Tütün İskelesi” olarak da geçiyordu.
Samsun’a gelişinin İngilizlerde tedirginlik oluşturması üzerine Mustafa Kemal, Samsun’da 6 gün kaldıktan sonra 25 Mayıs’ta Havza’ya geçti.
HAVZA’DA YAPILAN İLK MİTİNGDE İZMİR’İN İŞGALİ PROTESTO EDİLDİ
Ülkenin kurtuluşuna giden yolda Mustafa Kemal Paşa’nın ikinci durağı olan Havza’da ilk miting gerçekleştirildi. Mustafa Kemal Paşa’nın talimatıyla yapılan mitingde, İzmir’in işgali protesto edildi.
Bir sonraki durağı Amasya olacak Mustafa Kemal, 18 gün boyunca Havza’da Milli Mücadele için önemli çalışmalar yürüttü.
Havza’daki hareketlilikten haberdar olan İngilizlerin yaptığı baskı ile 9. Ordu Müfettişliği görevinden alınması üzerine Mustafa Kemal, Havzalılara sivil olarak veda etti.
MİLLİ MÜCADELE TÜM YURDA YAYILDI
Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının Samsun’a çıkarak yaktığı kurtuluş meşalesi sırasıyla Amasya, Erzurum ve Sivas’ta da yakılarak tüm yurda yayıldı. Milli Mücadele sonunda 29 Ekim 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti, bu yıl 102. yaşına giriyor.
TÜRK MİLLETİNİN İSTİKLALİ VE İSTİKBALİ İÇİN ÇIKILAN YOL
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya Türk milletinin istiklali ve istikbali için adım attığını söyledi.
Türk milletinin geleceğini kurtarmaya yönelik bir arayış olduğu dönemde Mustafa Kemal Paşa’nın cesaret gösterdiğini belirten Çağlayan, “Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları büyük bir mücadele başlatmak üzere şehrimiz Samsun’umuza şerefli adımını atmıştır. Milli Mücadele döneminde teslim olan bir ülke tablosu var. Büyük bir savaş, 4 yıl sürdü ve bu 4 yıl süren savaşta nüfusumuzun neredeyse dörtte birini kaybettik. Şehit verdik, 1 milyona yakın askerimiz şehit ve gazi oldu.” diye konuştu.
Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Türk milletini mücadeleye ikna ettiğini dile getiren Çağlayan, “Mustafa Kemal Paşa, öncelikle halkı ikna etmek için özellikle Samsun’da bunun ilk denemelerini yapmıştır, yani halkın nabzını yoklamıştır. Büyük inkılapları gerçekleştiren Mustafa Kemal Paşa, bu inkılapların tutup tutmayacağını ya da toplumun kabul edip etmeyeceğini, milletimizin hazırbulunuşluğunu ölçerek bu inkılapları gerçekleştirmiş ve bu çerçevede de Samsun onun için bir ilk uygulama olmuştur.” diye konuştu.
Atatürk’ün bu süreçte Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni kurdurduğunu vurgulayan Çağlayan, Atatürk’ün halkın mücadelenin içerisinde olması için çok önemli ve titiz bir çalışma programı yürüttüğünü dile getirdi.
Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, Mustafa Kemal Paşa’nın milleti uyandırıp, bilinçlendirerek Milli Mücadele’yi başlattığını belirtti.
Milli Mücadele ruhunun önemini vurgulayan Çağlayan, şunları kaydetti:
“Milli Mücadele ruhu konusunda söylenecek en önemli şey, ülkemizin bağımsızlığının korunmasıdır. Her Türk, Türk milletinin ve devletinin bağımsızlığı konusunda son derece teyakkuz halinde olmalıdır. Aynı zamanda ülkemizin aydınlık geleceği için dayanışma halinde olma konusunda hassas olmalıdır. Yine üretken olmalıdır. Milletler, eğer üretmezse, çalışmazsa yok olmaya mahkumdur. Atatürk sevgisi, silah arkadaşlarına sevgi, şehitlerimize, gazilerimize hürmet, bütün bunlar tabii ki Milli Mücadele ruhunun özünde yer alması gereken değerlerdir.”
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Milli Mücadele’yi başlatmak için 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışının 106. yıl dönümünde kutlanan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında tüm Türkiye’de çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
Bandırma Vapuru ile 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaşan Mustafa Kemal Paşa, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini de başlatıyordu. Samsun’da yakılan istiklal ateşi tüm Anadolu’yu saracak ve yaklaşık 3,5 yıl süren Milli Mücadele, 9 Eylül 1922’de düşmanın vatandan çıkartılmasıyla başarıya ulaşacaktı.
Türk milletinin kurtuluşunun, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ilk adımı olan 19 Mayıs, Türk tarihinin özel günleri arasında yerini aldı.
ÇEŞİTLİ ADLARLA KUTLANDI
Samsun halkı 1926’dan itibaren 19 Mayıs’ı “Gazi Günü” olarak kutlamaya başladı. Mustafa Kemal Paşa’nın Atatürk soyadını almasından sonra 19 Mayıs 1935’ten itibaren ise bu günün adı, “Atatürk Günü” oldu. 1937 yılında yurt geneline yayılan kutlamalar için “İdman Bayramı”, “Jimnastik Bayramı” isimleri de kullanıldı.
Ankara’da 19 Mayıs 1938’de düzenlenen törenlerde ise bu özel günün adı artık “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak ilan edildi.
BUGÜNKÜ ADI 1981’DE KONULDU
Törenden kısa bir süre sonra Dahiliye Vekaletinin hazırladığı yasa tasarısı, Meclis Başkanlığına sunuldu. 2739 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkındaki Kanun’a 20 Haziran 1938’de yapılan ekle, mayıs ayının 19’uncu günü “Gençlik ve Spor Bayramı” oldu. 1981 yılında yapılan son değişlikle 19 Mayıs günü “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” adını aldı.
SON KUTLAMA: “HALK YOLLARA DÖKÜLMÜŞTÜ”
Ankara’da 19 Mayıs 1938’de düzenlenen etkinlikler, Atatürk’ün katıldığı son 19 Mayıs kutlaması oldu. Ankara’daki kutlamalara ilişkin haberde, şu ifadelere yer verildi:
“Bütün şehir daha dünden beri baştan başa bayraklarla bütün caddeler dövizlerle süslenmiş bulunuyordu. Bu sabah saat yedide Atatürk’ün bundan 19 sene evvel 19 Mayıs günü, Samsun’da karaya çıktıkları saatte atılan 21 pare top ile ve yine bu dakikada bütün fabrikaların düdüklerini çalmak suretiyle tesidine başlanmış olan gün fevkalade bir dekor içinde devam edip gitmiştir. Günün en büyük tezahürü Ankara orta ve yüksekokulları ile spor kurumlarının statta yaptıkları spor gösterileri olmuştur. Statta yapılacak bu gösterilerde hazır bulunabilmek için halk daha sabahın erken saatlerinden itibaren stada giden yollara dökülmüş bulunuyordu.”
“50 BİNDEN FAZLA KİŞİ VARDI”
Gençlerin bandolar eşliğinde ana yollardan geçerek Zafer Abidesi’ne çelenk koyduğu anlatılan haberde, “Zafer Abidesi önündeki bu tezahürden sonra yürüyüşe devam eden alay, stadyuma geldiği zaman bütün stat, sayısı elli binden fazla tahmin edilen kalabalık bir halk ile dolmuş bulunuyordu.” ifadelerine yer verildi.
“ALKIŞ TUFANI KOPTU”
Stadı saran alkış tufanı içinde Atatürk şeref tribününe girdi
AA’nın 19 Mayıs 1938’de yayımlanan bültenlerine göre, bu konuşmanın ardından çeşitli okulların gösterileriyle kutlamalar devam etti.
Haberde, Atatürk’ün kutlamaya katıldığı anlar şöyle anlatıldı:
“Mektep kızlarımızın idman hareketleri başlamıştır. Bu hareketlerin devamı esnasında bütün stadı saran alkış tufanı içinde Büyük Şef Atatürk, şeref tribününe girmişlerdir. Atatürk burada hazır bulunmakta olan zevata ayrı ayrı iltifatta bulunmuşlar ve Yugoslav Harbiye ve Bahriye Nazırı General Mariç ile de görüşmüşlerdir. Gençlerimizin büyük günlerini canlandıran idman tezahüratının bundan sonraki kısımları Büyük Şef’in huzurunda geçmiştir. Atatürk merasimin sonlarına doğru stattan ayrılırken gelişlerinde olduğu gibi büyük bağlılık tezahüratıyla uğurlanmıştır.”
Haberde, Ankara Stadı’nda 5 saat süren törenlerin baştan sonuna kadar büyük bir alaka ve sempatiyle takip edildiği bildirildi.
Atatürk, bu törenin ardından Hatay meselesiyle alakalı olarak Mersin’e seyahat etti.
Kaynak: Türkgün / Anadolu Haber Ajansı
Kaynak: Türkgün / Anadolu Haber Ajansı