Dolar 44,7215
Euro 52,3599
Altın 6.798,55
BİST 13.982,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
15°C
Parçalı Bulutlu
Sal 18°C
Çar 17°C
Per 15°C
Cum 15°C

MHP’Lİ YALÇIN: ‘SÖZ KONUSU MİLLETİMİZİN SELAMETİ, DEVLETİMİZİN BEKASIDIR’

MHP’Lİ YALÇIN: ‘SÖZ KONUSU MİLLETİMİZİN SELAMETİ, DEVLETİMİZİN BEKASIDIR’
07/12/2016 15:00
A+
A-

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Semih Yalçın, “Türkiye gemisi bu dalgalı sulardan bir an önce uzaklaştırılmalı ve hukukun sakin limanına çekilmelidir. MHP terörle mücadelede olduğu gibi, Türkiye’de rejimin yerinden oynayan taşlarını, sarsılan temellerini onarmak, hükümet tarzını anayasal temele oturtmak için elini demokrasi tuğlasının altına koymuştur. Burada, bir kişi veya grubun çıkarları değil, bütün milletimizin selameti, devletimizin bekası söz konusudur” diye konuştu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Semih Yalçın, TBMM Genel Kurulu’nda bütçe görüşmeleri sırasında MHP adına konuştu.

Yalçın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündeminde Cumhurbaşkanlığı’nın görev ve yetki sınırlarını yeniden belirleyecek Anayasa değişikliğinin bulunduğunu belirterek, “Dolayısıyla ve tabiidir ki bütçesinin içeriğinden çok Anayasa değişikliği kapsamında Cumhurbaşkanının giyeceği yeni icra gömleği merak edilmektedir. Çünkü hükümet şekli ve Cumhurbaşkanının bu şeklin içinde icra ettiği fonksiyon demokratik sistemin işleyişi bakımından tayin edici olacaktır” ifadelerini kullandı.

“BİLİNÇLİ BİR KAOS ZAMANLAMASININ ÜRÜNÜ”

Yalçın, Türkiye’nin 15 Temmuz’da ciddi bir badire atlattığını söyleyerek, “15 Temmuz darbe teşebbüsünün ülke adına olumsuz bir atmosferde ortaya çıkması kesinlikle tesadüfi değildir. Bu meşum girişim bilinçli bir kaos zamanlamasının ürünüdür. 15 Temmuz girişimi bütün şer odaklarını, Türkiye’nin içindeki ve dışındaki bütün düşmanlarını maalesef aynı çizgide buluşturmuştur. Aslında 15 Temmuz, Türkiye’yi bölgesinde etkisizleştirmeye, güçsüzleştirmeye yönelik emperyalist bir sürecin sadece parçasıdır. Oyun büyüktür. Saldırı henüz hız kesmemiş, sinsi planlar henüz son bulmamıştır” şeklinde konuştu.

Anayasa değişikliği konusunda Yalçın, “Burada esas olan, Cumhurbaşkanlığı makamının görev ve sorumluluklarını belirleyen Anayasa değişikliğinin kapsamlı olmaması ve sınırlı tutulmasıdır. Milliyetçi Hareket Partisinin amacı bağcıyı dövmek değil üzüm yemektir. Rejimin temellerini yıkacak bir çürümeye meydan verilmeden, dönüşü olmayan bir hukuksuzluk atmosferine sürüklenmeden, siyasetin bu konuda üzerine düşeni yerine getirmesi için öncülük yapmaktadır. Yol gösterici olmak, dahası tıkanan kanalların açılmasını sağlamaktır. Dört başı mamur ve kapsamlı bir Anayasa değişikliği, daha önce kurulan Anayasa komisyonlarında var olan mutabakat çerçevesinde yürütülebilecek uzun süreçli bir yoldur” dedi.

“REJİMİ YENİDEN TESİS ETMENİN YOLU…”

FETÖ’nün hukuksuzlukların en büyük kaynağı olduğunu söyleyen Yalçın, “Devletin kilit kademelerindeki yetişmiş insan unsuru biçilerek ülkemizin iç ve dış tehditler karşısındaki direnme gücü zayıflatılmıştır. Türkiye’yi 15 Temmuza getiren faktörlerin başında, hukuksuzluğu kendine rehber edinmiş kimi kravatlı, kimi üniformalı bir terörist güruhun devleti ele geçirme ve rejimi yıkma planları gelmektedir. Bu vaziyet karşısında Türkiye’de güçlü bir demokratik rejimi yeniden tesis etmenin yolu Anayasa ve yasaların gereklerinin titizlikle yerine getirildiği yani hukukun egemen olduğu bir yönetim anlayışını hâkim kılmaktan geçmektedir” diye konuştu.

Yalçın şunları kaydetti:
“Milliyetçi Hareket Partisi, hukukun üstünlüğünün demokrasiden önce geldiğine yürekten inananların siyaset yaptığı bir kurumdur. Hukukun üstünlüğü hayata geçirilmediği takdirde, demokrasilerin dikta rejimlerine, otokrasilere dönüşeceği muhakkaktır.

Hukuk herkese lazımdır. Demokrasinin güçlenmesi, insan hakları ihlallerinin sona ermesi, ülkemize toplumsal barışın ve huzurun gelmesi, ancak hukukun üstünlüğünü hâkim kılmakla mümkündür. Bu Meclisin ve bu devletin kurucusu Atatürk’ün başlattığı ulus devlet sürecinin devamı da tehdit ve saldırılar karşısında içe kapanarak değil, hem kendi coğrafyamızda hem de uluslararası alanda hukukun üstünlüğü gözetilerek sağlanabilir.”